Steinbeck, HeraldTribune’nin savaş muhabirliği teklifini kabul etmesi nedeni şöyleydi "HeraldTribune gibi büyük bir gazeteden iş istedim çünkü başka türlü ulaşamayacağım yerlere bu sayede ulaşabileceğimi düşünüyorum". Böylece Steinbeck, New York HeraldTribune’ün savaş muhabiri olarak birkaç aylığına denizaşırı seyahatler yapmaya başlamış oldu.
O dönemde savaş muhabirleri sıkı bir denetim altındaydı. Her yazdıkları yazı,savaşın gidişatına bir tehdit oluşturmaması için sansür kurulu tarafından kontrol
ediliyordu.
Steinbeck’de bu sansür kurallarına uymaya çalışsa da aslında onun işi diğer gazetecilere göre daha kolaydı. Diğer gazeteciler askeri kaygılar ile çoğu kez isimleri, yerleri,zamanları, sayıları ve karşı taraftan okurların işine yarayabilecek her türlü bilgi kırıntısını aktarmayı yasaklıyordu. Bu durum gazetecileri deli ediyordu. Çoğu muhabir için bu temel detayları dışarıda bırakmak zorunda olmak felaketin ta kendisiydi çünkü normal şartlar altında gazetecilik bu gibi detayları bir araya getirmekten ibaretti.
Ne var ki Steinbeck öncelikle roman ve senaryo yazarıydı ve bu bakıma sansür onu alışıla gelmiş gazeteciliğin sınırlamalarından kurtarıyordu. Onun kadar yetkin olmayan kalemlerde bu kötü gazetecilik anlamına gelecekken, yetenekli hikaye anlatıcısı Steinbeck durumu çıtayı yükseltmek için bir fırsat gibi gördü.
Denizaşırı görev yaptığı bu birkaç ay boyunca Steinbeck seksen altı yazı kaleme aldı
ve bu yazılar ilk kez 21 Haziran’la 15 Aralık 1943 arasında HeraldTribune’ de yayımlandı; bunların yirmi üçü aynı anda farklı başlıklar altında London’s Daily Express’te de yayımlanmıştı. Yazılar ayrıca kırktan fazla gazeteye satıldı, bu da Steinbeck’in ne kadar popüler bir yazar olduğunu gösteriyordu.
TheLadies’ Home Journal ve Reader’s Digest de 1944’te bu