"Geceler kısalıyor. Saklandığım inden son yaprakların dökülüşünü seyrediyorum, cüce huş ağaçları kızarmış, kara yosunu grileşmiş, karanlık çöktüğünde çimenler uykuya dalıyor, böcekler ölüyor ya da kış uykusuna yatıyor, her şey kışı, çelik gibi soğuk geceleri bekliyor. Hatıraların beklediği kocaman çam ağaçlarının gölgesinde tek başına bir turuncu böğürtlen titreşiyor, kasım ayında eller titriyor. Dallar karanlığı soluyor, bataklıklar koca geceyi içiyor, ortalık uğulduyor, çıtırdıyor ve ben bu bitap düşmüş yaşama sanki bir hazineymişçesine tutunuyorum.”