Bazı insanlar hayatımıza şiir gibi girer. Ne tam olarak anlarız ne de unutabiliriz. Bir bakışlarıyla içimizde yıllardır kapalı duran kapılar açılır, sessizce bastırdığımız duygular su yüzüne çıkar. Onlarla konuşurken kelimelere değil, sessizliklere inanırız. Çünkü bazı sessizlikler, en gürültülü cümlelerden daha fazlasını anlatır. Ve belki de bu yüzden, bazı vedalar hep eksik kalır; söylenmeyen bir “kal” kadar ağır, gitmeye cesareti olmayan bir “hoşça kal” kadar yarım…