m

Meâl

7 üye
Takip
Zümer Suresi 49. Ayet
“İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize dua eder; sonra kendisine katımızdan bir nimet verdiğimizde ise: ‘Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir’ der. Hayır! O bir imtihandır; fakat onların çoğu bunu bilmez.”
Meâl
Kehf Suresi; 24. Ayet
Kehf Sûresi – 24. Ayet Nüzul yeri: Mekke Ayet sayısı: 110 Mushaftaki sıra: 18. sure İniş sırasına göre: 69. sure Sure türü: Mekkî Ana konusu: İman, ilâhî ilim, insanın aczi ve Allah’a bağlılık bilinci Ayet (18:24) Ancak, “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de. (Kehf, 24) Açıklama Bu ayet, insanın iradesiyle Allah’ın takdiri arasındaki ince dengeyi öğretir. İnsan plan yapar, niyet eder, söz verir; fakat sonucu belirleyen her zaman Allah’ın dilemesidir. “İnşallah” ifadesi, bir kelimeden ibaret değil, kulluk bilincinin dile gelmiş hâlidir. Kul, böylece kendi gücünün sınırlı olduğunu kabul eder ve işi Rabbine havale eder. Ayetin ikinci kısmı ise unutkanlığa dair bir terbiyeyi öğretir. İnsan gaflete düşebilir; önemli olan, hatırladığı anda yönünü yeniden Allah’a çevirmesidir. Unutmak kusur, hatırlamak rahmettir. Son cümlede yer alan dua, mü’minin sürekli daha doğruya yönelme arzusunu gösterir. Bu, yerinde saymamayı; bilgide, niyette ve istikamette Allah’tan daha hayırlısını talep etmeyi ifade eder. Bu ayet, söze Allah’ı katmayı, hatada Allah’a dönmeyi ve her adımda O’na dayanmayı öğreten derin bir kulluk dersini bizlere öğretir
Meâl
Reklam
Secde Sûresi 17. âyet
Artık hiç bir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez.
Meâl