m

Münazara konusu

1 üye
Takip
DALDAN DALA ATLAYANLA TARTIŞILMAZ...
Ateist, Deist, Şiî, Kur'ân Müslümanı(!), Hadîs inkârcıları, Reformist veya Selefî-Vehhabî çizgide biriyle tartışırken en çok neye dikkat etmek gerekir? İshak Özgel Hoca, Duhân sûresini tefsir ettiği bir dersinde, bu hususta mihenk olabilecek bir şeye dikkat çekiyor. Diyor ki mânâca: "Onlarla tartışırken ilk gözetilmesi gereken hassasiyet "sonunu getirinceye kadar tek bir konu/soru üzerinde kalmak"tır. Bu şartı daha en başta koşup sağlama bağlamazsanız, geçmiş olsun, derdinizi anlatamazsınız." Hakikaten, hasbelkader diyaloğa girdiğim nümûnelerinde, ben de aynı arızaya rastlamışımdır. Onlar kesinlikle tek bir konu üzerinde devam edemezler. Özellikle de karşılarındakinin cevap verebilme yetkinliği varsa. O zaman "mürekkeb balığı taktiği" dediğim bir şeyi uygularlar. Daha bir sorunun cevabını tam konuşmadan başka bir soruya atlarlar. Ona cevap vermeye çalışırsanız bu defa daha başkasını söylerler. Zıp, zıp, zıp! Nihayetinde cevaplarının sonuna gelinememiş birçok suâli üzerinize boca edilmiş bulursunuz. Halbuki cevap bir "inşâ"dır. Ve her inşâ faaliyeti zaman ister. Müsaade ister. Sabır ister. Taş taş üzerine koyma süreçleri gerektirir. Sürekli bir kepçenin yeni yeni çukurlar açtığı yerde hiçbir inşaatın sonu getirilemez. Belki takatiniz de yetmez cümlesiyle uğraşmaya. Hattâ oluşan kakafoniden, karmaşadan, kaostan canınız sıkılmıştır. Sinirleriniz gerilmiştir. Dikkatiniz dağılmıştır bir hayli. Velev takatiniz yetse bile muhatabınız saldığı mürekkebin arkasına sığınıp çoktan arazi olmuştur. Ve kendisinde muhtemelen şöyle bir tatmin hissediyordur: "Adamı ne sıkıştırdım yahu! Çıkamadı işin içinden bak. Böylece tartışmada galip gelmiş oldum." Halbuki ilm-i münazaranın insaf kaidesini mürşidim şöyle haber vermektedir: **"Eğer bir meselenin münazarasında kendi
Münazara konusu