m

Müzakereler

1 üye
Takip
“Bayramlar” kutsalın dile geldiği günlerdir. Kutsal olanın neşvesinin somut olarak insanlarda tecelli ettiği günler. Bayramlar belli ritüelleriyle gelirler insana. Bu ritüellere katılanlar katılmakla neşve buldukları şeyde kendilerini bulurlar. Cumhuriyet bayramı ulus-devletin ihdas ettiği, makul bir bayram olarak görülebilir. Ancak “Cumhuriyet” denilince bize içerisinde ayrılmaz bir şekilde paket olarak gelen şeylerin “kutsal” olanlarla mücadelesi bir tarafta, kendi kutsallığını üretmesi ise başka taraftadır. Bu paradoksa katılmıyorum ben. Kutsala savaş açanların kendi kutsallarını “kut”lamayacağım.
Müzakereler
Muhasebe kültürünü geri getirmeden Türkiye’de Müslümanların herhangi bir kazanımda bulunması hayal olur. Bunun meratibini açmayı deneyelim: 1-) Ferdi muhasebe. Bu, her ferdin daimi bir gözden geçirmeyle, kendi fiil ve niyetlerine fokuslanmasıyla gerçekleşmesi gereken bi süreç. Dindeki yeri “muhlisun”dan olmağa varan bi yolculuk. Elbette zor ancak en azından “gereklilik” olarak işaretlenmesi bile çok önemli. 2-) Mikro çapta cemâi muhasebe. Bunun anlamı her küçük topluluğun -aileden başlamak üzere- birbirlerinin fiillerine dair bir yorum, kendiliğinden bir yoruma dayalı hayat tarzı geliştirmesi manasınadır. Geleneğin henüz parçalanmadığı toplumlarda sonradan pejoratif (aşağılayıcı, küçümseyici) tarzda isimlendirilen “mahalle baskısı” bu muhasebenin pratiğe dökülmüş hâlidir mesela. 3-) Makro çapta cemiyyet muhasebesi. Bu muhasebenin yürütücüsü siyasiler, onlara bir model, ideal tip çizmesi bakımından da âlimler / aydınlar sınıfıdır. Bu muhasebe tamamlayıcı gibi gözükse de diğer iki muhasebenin gevşediği zaman diliminde bir müdahale biçimi olarak damgayı vurucu tarzdadır. İstikrar, tabii düşüşlerde bu muhasebe tarzı halkı ayakta tutmaya kâdirdir.
Müzakereler
Reklam
Gelenek konuşmaz, konuşturulur.
Müzakereler
"Kitlesel bir caydırma aracı olarak kendini Ötekine bir fahişe gibi sunmak" Türk toplumunun son iki asırdır macerası bu kayıkla gerçekleşiyor. Bunun yakın zamanda basit göstergelerinden biri de müstehcenliğin reddine karşı azımsanamayacak sayıda bir topluluğun tavırlarıydı. Baudrillard bu tespiti Batının kendi dışındaki toplumları ne hale getirdiğini göstermek niyetiyle yapmıştı. Sekülerleşmenin varması zorunlu bu radde toplumun aynı zamanda değerlerden başlayıp madde planında da yok olmasına giden yolun sonudur. Bunu iyi anlamak gerek.
Müzakereler
Şu konuyu baştan netleştirelim: İslamcılık yok, İslamcılıklar var.
Müzakereler