Merhabalar, bugün her defasında izlemekten keyif aldığım harika bir müzikali ve bu müzikal hakkındaki düşüncelerimi buradaki yazılarım arasına eklemek istiyorum. Daha önceden de belirttiğim gibi sadece kitap incelemeleri (platformun doğası bu olmasına rağmen) beni özgür hissettirmiyor ve burada kendi adıma daha rahat olmak için sinema, tiyatro, müzikal gibi diğer önemli türlerden de incelemeler paylaşmak hoşuma gidiyor. Lafı daha da uzatmadan bugün Haluk Bilginer’in çevirisi ve Kemal Aydoğan’ın muhteşem kolajı ile bizlere kazandırdıkları (oyunun sahnelenmesi sürecinde birçok başka değerli isim de tabii ki var hepsine tek tek yer veremediğim için özür dilerim) 7 Şekspir Müzikalinden bahsetmek istiyorum. Bu müzikal bir erkeğin doğumundan ölümüne kadar olan süreci 7 bölümde anlatırken beni hem güldürmeyi hem tespitleri ile şaşırtmayı hem de hüzünlendirmeyi başarabilen bir eser. Bu arada müzikali hakkında şunu da eklemeliyim ki Müzikalde Talat Sait Halman, Sabahattin Eyüboğlu, Sevgi Sanlı, Bülent Bozkurt, Can Yücel, Zeynep Avcı ve İrfan Şahinbaş’ın farklı oyunlar ve sonelerden çevirileri kullanılmış.
Müzikal Haluk Bilginer’in proloğu (Dinen Dalgalar) ile başlıyor diyebiliriz. Bu müzikalden önce Haluk Bilginer’in şarkı söylemek üzerine olan (bence azımsanamayacak) yeteneğini bilmiyordum ve bence müzikali seyretmeyen birçok kişi henüz 1. Dakika itibari ile benim de düştüğüm gibi hayrete düşeceklerdir. Müzikalin içeriğini ve birazdan olacakları bize resmen dolaylı cümleler ile aktaran bu giriş müzikalin bize sunacağı birçok diğer değerli cümle gibi derin bir cümle ile sonlanıyor;
“Doğan varlık gün ışığını görür görmez, zaman armağanını yok etmeye koyulur.”
7 şekspir müzikali, William Shakespeare’in Türkçeye “Size Nasıl Geliyorsa” adındaki eserinin ana karakterlerinden biri