Outlander bence en iyi dizilerden biri.
Çünkü sadece aşk ve macera değil, hayatın her konusunu işliyor: savaşları, doğumları, ölümleri, çaresiz hastalıkları… O dönemlerde tıbbın çaresiz kaldığı hastalıkların bugün tedavisi var. İnsanlar için ölüm de, yaşam da, doğum da çok farklıydı.
Bir detay ise çok çarpıcı: O zamanki cinsel ilişkilerde prezervatif yoktu. Yani korunmasız ilişkiler hem istenmeyen gebelikleri hem de cinsel yolla bulaşan hastalıkları beraberinde getiriyordu.
Bugün ise prezervatif, hayatımızın doğal bir parçası. Ve ben öğrendim ki, tarihte ilk prezervatifin kaydı 16. yüzyıla dayanıyor. İtalyan hekim Gabriello Falloppio, ketenden yaptığı kılıfları cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı önermiş. Daha sonra 1800’lerde kauçuktan yapılan modern prezervatif geliştirilmiş.
Yani Outlander’da izlediğimiz o dönemle, bugün arasında koca bir fark var. Diziyi izlerken geçmişle bugünü kıyaslamak, “O zaman çaresizlikti, şimdi çözüm var” dedirtiyor. İşte bu yüzden Outlander sadece bir dizi değil, aynı zamanda tarih ve yaşam dersi gibi.
Outlander dizisini buluş hikayem ise dua idi. Duamda izlemek istediğim dizinin özelliğini anlattım. Ve öyle de oldu. OUTLANDER...