n

Nutk-ı Şerif

2 üye
Takip
Musiki
Ey Gönül bakma cihâna gün gelir seyran gider Durma ağla gözlerim gel bu kafesten can gider Sağlığı sen bil ganîmet gönlünü ezkâre ver Çağrılır kabre girersin sonra bu meydan gider Sıdk ile Allâh'a kul ol mâl ü dünyâ fitnedir Bir kefen giyip gidersin servet ü sâman gider Uyma gel ehl-i zamâna çokca sohbet eyleme Çünkü onlar ehl-i Hakk'a her cihette yan gider -Kelâmi Mustafa Efendi
Nutk-ı Şerif
Bir söz diyeyim sana dinle canın vâr ise Hiç tama' eylemegil 'aklın sana yâr ise Yavuzluk eylemegil la'net işitmeyesin Senden sonra söylene key eyliğin vâr ise Yavuzlukdan kem bitdi yâ eylikden kim yitdi Eylik Hakk'a yaraşır sende ikrâr vâr ise İkrâr erin yârıdır varsa uçmak yeridir Bahîl uçmak görmeye yüz bin gözü vâr ise Ma'nâda getirmişler kardaşdan yâr yeğrekdir Oğuldan dahi tatlı eğer doğru yâr ise Yârin sana mukâbil tapusunda sücûd kıl Çıkar ciğerin yedir eger çâren vâr ise Gördün yârin eğridir nen vâr ise ver kogıl Ululardan meseldir işitdiğin vâr ise Etmek yiyüp tuz basmak ol nâmerdler işidir Etmek anı komaya tuzun hakkı vâr ise Çok söz hayvan yüküdür az söz erin görküdür Bilene bir söz yeter canda gevher vâr ise Yûnus miskîn delidir hem sözünden bellidir Ayıblaman yârenler eksikliği vâr ise Yunus Emre Hazretleri kuddise sirruhu
Nutk-ı Şerif
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dervişlik der ki bana; Sen derviş olamazsın. Gel ne diyeyim sana, Sen derviş olamazsın. Derviş bağrı taş gerek, Gözü dolu yaş gerek. Koyundan yavaş gerek, Sen derviş olamazsın. Döğene elsiz gerek, Söğene dilsiz gerek. Derviş gönülsüz gerek, Sen derviş olamazsın. Dilin ile şakırsın, Çok maniler dokursun. Vara, yoğa kakırsın, Sen derviş olamazsın Ele geleni yersin Dile geleni dersin Böyle dervişlik dursun Sen derviş olamazsın. Doğruya varmayınca, Murşide ermeyince. Hak nasib etmeyince, Sen derviş olamazsın.
Nutk-ı Şerif
Âmennâ söyledik ikrâr eyledik Erenler bezminde "lâ şek"cesine Bâğ-ı ma'rifetde yetiştik bittik Bûy aldık bir gülden çiçekcesine Gel gönül ârif ol haddini bil sen Semî'dir Basîr'dir etme şek gümân "El hakku ezhârun mine'ş şems" iken Sofu inâd eder eşşekcesine Söylesem kelâmım gelmez takrîre Nutk-i derûnumuz sığmaz tefsîre Îmân ettik ikrâr verdik bir pîre Er evlâdı eriz gerçekcesine Mir'âtî sözlerin gizli muammâ "Ulu'l-ebsâr" olanlara hüveydâ Elsiziz belsiziz dilsiziz ammâ Gezeriz âlemde erkekcesine Mir'âtî
Nutk-ı Şerif
Senin aşkınla mecnûnum ve lâkin iştihârım yok Demâdem dâğ-ı hasretle figândan gayrı kârım yok Metâ'-ı lutfunu almak için sermâyesiz geldim O türlü bir tehî-destim ki hattâ ihtiyârım yok Ne 'ilm ü ma'rifet verdin ne câh u menkıbet yâ Rab Bi-hamdillâh ki bir zerre medâr-ı iftihârım yok Benî nev'-i beşer resminde ancak bir heyûlâ var Cihânda kâm alırdım ben olaydı ger o vârım yok Ne dârım var benim Es'ad ne de meyl-i diyârım var Cemâl-i yârdan başka diğer bir intizârım yok Erbilli Es'ad Efendi Kuddise Sırruhu
Nutk-ı Şerif