Bugün Bukalemun Buku’nun trajikomik hikayesi üzerinden sorgulamalar yaptık. Her gün aynı şeyleri yapmak kötü müdür❓Başkasına gördüğümüz eşya ya da özellikleri istemek kötü müdür❓İnsanın kendini değiştirmesi mümkün mü❓Fiziksel değişiklikler yaptığımızda, örneğin saçımızı boyattığımızda başka bir insan mı oluruz❓İnsanlar, sadece kendilerine benzeyen kişilerle mi anlaşabilirler❓Farklılıklar kötü müdür❓Kendimiz olmak ne demektir❓Doğal olan iyi midir❓Yapay olan kötü müdür❓… 1 sayfacık minicik bir hikayeden bunca soru işareti çıktı, evet 😂 İdil, Ada, Tunç ve Melis bu sorularla çok güzel başettiler. Kendi görüşlerini oluştururken örnekler verdiler. Birbirlerine ‘neden’ katıldıklarını ya da katılmadıklarını açıkladılar. Kendilerini bu güzel soruşturma için tebrik ediyorum. Not: Velilerimizden sosyal medya paylaşım izni almadığım için fotoğraf çekmedik ve paylaşmadım.
Eğitim sadece okulların sağlayabileceği özel bir deneyim değildir. Hayattaki anlamı keşfetmeye yardımcı olan her şey eğitim ve eğiticidir. Okullar bu keşfi kolaylaştıran mekanlardır.
Kimileri çok düşünmeden sadece güvendiklerinin peşine takıldıkları için, kimileri ise hiç çelişkiye düşmeden bir keşif heyecanıyla listede yer almıştı.