“…Keşke hayat sadece romanlardan ibaret olabilseydi. Hayallerimizde yaşattığımız hikâyelerden.”
“O zaman romanlar roman olmazdı.”
“Doğru. Uzlet kalesi dediğimiz koca bir yalan aslında. Hem yazmaya kendini adayanlar için böyle bir imkân da yok.”
“Yok… Bir başkasının kalp atışlarını hissetmeyi bilmedikçe de yok. O kalp atışlarını duya duya gitmeyi göze almadıkça da…”
Sayfa 389 - uzlet: toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama·Kitabı okudu
“Yani ben yazarların yaptıklarının aslında yaratmak olmadığına inanıyorum. Ya da yaptığımız insanca bir yaratım ki, o da bana sorarsanız sadece ve sadece bir yerlerde gizlenmiş gibi görünen hakikatleri başkalarından biraz daha fazla görebilmek. Dahası, bu görülenleri anlatmak istemek, anlatmayı göze almak, anlatarak kendini var etmek. İnsanı her zaman mutlu etmeyen bir serüven bu. Bir yazma serüveni. Çoğu kez acı çekiyorsunuz. Ama başka türlüsünü de yapamıyorsunuz.”