masanın etrafında 4 adam hepsinin ellerinde kağıtlar diğer ellerinde sigara hepsi aynı anda çayını yudumluyor masada binlerce lira, kapılar kapalı içeri duman altı. tek bir lamba yanıyor tepede geri kalan her yer zifiri karanlık. en iri yarı olan saate bakıyor elini açıyor... birden içeri kimliği belirsiz bir herif giriyor içlerinde en çelimsizi tuttuğu gibi havaya kaldırıyor sandalye tepe taklak oluyor. masadakilerin gözleri fal taşı gibi açılmış. herif soruyor "param nerede?" iri yarı adam kalkıyor masadan, havadaki çelimsiz adamı herifin ellerinden alıyor, masadaki paraları herifin yüzüne atıyor. herkes birden herifin hızlı telaşlı paraları toplamasına bakarken saat 02.00 olduğunu fark ediyor iri kıyım, kağıtları nizami bir şekilde bırakıp dışarı çıkıyor, yürürken ağzında 3 cm kalan sarı filtreden bir fırt daha çekip yere atıyor. dışarıda kalsa gideceği kimler var onu düşünürken evin yoluna giriyor.
Aşk olmazsa ne olur diye çok düşündüm. Arzu olmaz. Arzu olmazsa ümitsizlik olmaz. Aşık olmadığım bir kadınla beraber olduğumda şunu farkettim; mükemmel olmak zorunda değilim.