s

Seferad

0 üye
Takip
Tiberya projesi, Filistin ve Yahudiler
“Yasef Nassi, Süleyman'dan, mağdur Yahudilerin iskan edileceği bir kara parçası istedi. Süleyman'da ona Filis tin'deki Tiberya şehrini armağan etti. "Bu olay tarihe Nassi'nin “Tiberya" projesi olarak geçti. Nassi, sonuçta gerek Tiberya'nın iklimi gerekse Yahudi cemaatinin ilgisizliği yüzünden bu projesinde başarısız olsa da, bazı tarihçiler tarafından Yahudilerin vaat edilmiş toprakların bir kısmı olan Filistin'de toplanmaları ideali olan modern Siyonizm'in fikir babası olarak kabul edildi.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Seferad
"Tarihi kaynaklarda belirtildiği gibi bu zorunlu göçün sorumlusu tamamen Katolikler değildi. Bizzat kendi ırkdaşları olan diğer Yahudilerdi. Aynı senaryo II. Dünya Savaşı'nda da yürürlüğe kondu. Bu sefer Siyonistler Nazilerle işbirliği yaparak İsrail Devletinin kuruluşunu hazırladılar."
Sayfa 54·Kitabı okudu
Seferad
Reklam
"Kral ve Kraliçe, 1492 yılında çıkardıkları fermanla tüm Yahudilerin İspanya topraklarını terk etmeleri için iki hafta süre tanıdı. İspanya Yahudilerinin büyük kısmı ilk olarak Fatih Sultan Mehmet'in oğlu olan ve 1481-1512 yılları arasında hüküm süren II. Beyazıt'ın himayesi ile Osmanlı Devleti'ne sığındıkları genel kabul görse de bu doğru değildi. İspanyadan gelen ve "Sefardim" adı verilen Yahudilerin göçünden evvel Osmanlı'da önemli bir oranda Yahudi yerleşimi ve nüfusu vardı ve bunlara Romanyot denilmekteydi.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Seferad
Yahudiler özellikle Bursa'da yoğun bir nüfusa sahiptiler, Keza Rumeli'yi fetihleri sırasında Edirne'de de büyük bir Yahudi kitlesine rastladılar. Görünen odur ki, Yahudiler Osmanlı'nın toprak ele geçirimleri hususunda muhalif davranmamış hatta bazı durumlarda Osmanlı'ya yardım etmiş ve bu yardımları sayesinde mükafatlandırılmışlardı. Erken Osmanlı döneminde Yahudiler ilk imtiyazları Orhan Gazi zamanında elde ettiler. Bu durum Avrupa'da zulüm gören birçok Yahudi'nin din ve inanç hürriyetlerinin yanı sıra iktisadi ve ticari faaliyetlerini de daha rahat icra edebildikleri Osmanlı topraklarına gelmesine ve ilerleyen dönemlerde Osmanlı yönetiminde görev almalarına bile olanak sağladı.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Seferad
"Süleyman, Macaristan seferi sonrasında şehrin anahtarını Solomon Aşkenazi'den aldı. Birçok Yahudi'nin Osmanlı şehirlerine göçmesine neden olan bu olayla birlikte Yahudilerin saray yönetiminde etkinliği de gözle görülür bir hal aldı. Öyle ki, Süleyman'ın saltanatının son yıllarında Yasef Nassi ile yolları kesiştiğinde, sarayda zaten Evlad-ı Musa olarak adlandırılan ve bizzat Süleyman'ın doktorluğunu yapan Hamon ailesinden Moşe Hamon’un büyük bir etkisi vardı.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Seferad
“Süleyman'ın yaşadığı çağda ‘muhteşem' veya ‘kanuni' şeklindeki sıfatlarla adlandırılması da ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Yahudi Ansiklopedisi'nin Süleyman bölümünde 'King Solomon' olarak yer alması, Yahudilerin kendi peygamberleri Kral Süleyman'a yapılan bir atfın, kabullenişin ve sevginin göstergesidir sadece. Yaşadığı zamanda Avrupa fatihi diye nam saldığı söylenen Süleyman'ın, Avrupa tarihçilerine göre, “muhteşem' veya ‘kanuni' sıfatlariyla adlandırıldığı da doğru bir bilgi değildir. Öyle olsa bile bu sıfatlar Yahudi tarihçilerinin yakıştırmasıdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Seferad
Reklam