Şair Nigâr Hanım’ın adına edebiyatla, özellikle de şiirle az çok meşgul olmuş hemen herkes aşinadır. 8 Mart’a yaklaştığımız günlerde ismiyle yine karşılaşmamız olası, çünkü pek çok türde kalem oynatmış, Osmanlı dönemi kadın hareketleri içinde bilfiil bulunmuş Nigâr Hanım’ın fikir ve edebiyat tarihimizde azımsanamayacak bir yeri var. Benim bu yazıda Türkiye seyahati izlenimlerinden hareketle anmak istediğim ise bir başka Nigâr Hanım. 20. Yüzyıl Azerbaycan şiirinin önde gelen şairlerinden Nigâr Refibeyli.
Onun ismiyle 2015 yazında Bakü’deyken, Akif İslamzade’den severek dinlediğim Ala Gözlüm adlı şarkının sözlerini anlamaya çalışırken karşılaştım. Emin Sabitoğlu’nun bu güzel eseri Nigâr Refibeyli’nin Neyleyim şiirinden bestelediği yazılıydı. Sözler çoğumuza tanıdık gelecektir:
“Ala gözlüm, senden ayrı geceler
Bir il kimi uzun olur, neyleyim?
Bağçamızda gızılgüller her seher
Tezden açır, vahtsız solur, neyleyim?”
Yine çok bilinen Sabitoğlu bestelerinden biri “Esen Yeller” de Nigâr Hanım’ın bir başka şiirinden bestelenmişti. Bunları öğrenir öğrenmez Refibeyli’nin şiirlerine ulaşmak için soluğu kitapçıda aldım ama nafile. Şiirlerinin son baskıları yıllar evvel yapılmıştı ve artık dolaşımda değildi. Hiçbirini bulamadım. Mikail Müşfik, Cafer Cabbarlı, Samed Vurgun vardı ama Nigâr Refibeyli yoktu. Maalesef kaldığım kısa süre içinde Bakü’nün sahaflarının nerede olduğunu öğrenmem mümkün olmadı. Neyse ki Azerbaycan Milli Kütüphanesi’nde seçme şiirlerinin elektronik bir kopyası vardı. Onu bilgisayarıma indirdikten sonra Nigâr Refibeyli şiirlerini Bakü’de kaldığım birkaç ay boyunca sık sık, Türkiye’ye döndükten sonra da aklıma geldikçe okudum.
Türkiye’de basılmış olabileceği nedense çok geç aklıma geldi. Basılmışsa bile çevrilerek basılmıştır önyargısıyla mı ilgisiz davrandığımı