s

SN

0 üye
Takip
Onu biraz daha sert ittirdim. "Seni tek bir hamleyle yere serebilirim, tek bir hamleyle metrelerce uzaklıktan tam kalbinden de vurabilirim. Durdu. Çok kısa bir süre durdu ve sonra gülmeye başladı. Ciddi ciddi gülmeye başladı. Öyle sinir bozucu gülüyordu ki sert bir yumruğu onun yüzüne geçirmek istedim. Gülmesinin geçmesini bekledim ama geçmedi; gözleri kısılmıştı, bakışları yüzümdeydi. Gerçek bir gülüş olmadığının bilincindeydim ama onu eğlendirmiştim. "Bir gün beni tek bir hamleyle yere serersen hatta tam şu kalbimi bir şekilde isabet alabilirsen kurşun olmadan," dedi gülüşünün arasından. "Daha önce hiç yapmadığım bir şeyi yapacağım; senin önünde dizlerimin üzerine çöküp üstünlüğünü kabul edeceğim."
Sayfa 67 - Helin - Yankı·Kitabı okudu
SN
Brocuk
Yankı, Bartu'nun omzuna elini atmıştı ve az önce olan gerginliklerinden eser yoktu. Hepimiz onlara baktığımızda, "Sorun yok," dedi Bartu ellerini kaldırıp. "Az önce kontrolümü kaybettim, unutalım." Yüzü bana döndü ve hiç ummadığım bir anda elini uzattı. "Sana güvenmiyorum, senden hoşlanmıyorum ama madem seni kabullenmek zorundayız, tanışalım. Bartu. Seni defalarca döndürüp duvara fırlatacak o adam." Güldü. Evet, Bartu bana güldü! Önder, bir an bile beklemeden onun hakkında ne düşündüysem Bartu'ya yetiştirmişti. "Helin," dedim ve elini sıktım. "Beni duvara yapıştırırsan kalkıp sana karşılık verecek o kızım." Bartu kafasını iki yana salladı. "Merak etme, kadınlara el kaldıran birisi değilim ama karşımda bir dövüşçüye dönüşürsen erkek ya da kadın diye ayırmam."
Sayfa 82 - Helin - Bartu·Kitabı okudu
SN
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok Konuştun Mutlu²
Bartu, elini alnına vurdu ve "Mutlu," dedi dişlerinin arasından "Yine çok konuştun."
Sayfa 46 - Bartu - Mutlu·Kitabı okudu
SN
Gözlerim en sonunda liderlerine döndüğünde bana en yakın olan kişi turkuaz gözlerin sahibiydi. Bisikletini yan tarafına almış, tek eliyle tutuyordu ve bakışları benim üzerimdeydi. Önder Sarca açıklama yapmak istediğinde elimi kaldırıp onu susturdum ve bu tepkim onu şaşırttı. Öne doğru birkaç adım attığımda beni karşısında görmenin şaşkınlığını yaşamıyormuş gibiydi ya da bunu çok iyi gizliyordu, bilemiyordum. Elim, yavaşça montumun cebine gittiğinde bakışlarımı ondan ayıramıyordum ve içimdeki ona karşı açtığım kişisel savaşın nedeni ne bir türlü anlam veremiyordum. Gözlerini kıstı ve her hareketimi incelerken cebimden bana öğlen vermiş olduğu renkli küpü çıkardım; gözleri o noktaya kaymadan küpü havaya kaldırdım ve hiç beklemediği anda ona doğru attım. Çevik bir hareketle küpü havada tuttuğunda gözleri bir süre daha üzerimde gezindi ve ben de ona doğru daha fazla yaklaşıp tam karşısında durdum. Aramızda bir adımlık bir mesafe kalmıştı. En sonunda elindeki küpe baktığında sessizce, "Tamamladım," dedim, zafer kazanmış gibi gülümsedim. "Bahsettiğin kadar zor bir oyun değilmiş, ne dersin?" Küpü elinde çevirdi ve her rengin doğru yerde olduğunu fark ettiğinde onun da yüzünde benimki gibi şeytani bir gülümseme oluştu. Küpten gözlerini ayırdı ve bana baktı; turkuaz rengi gözleri tam gözlerimin içine bakarken başını hafifçe omzuna düşürdü ve küpü cebine koyduktan hemen sonra elini öne doğru uzattı. Dudakları hafifçe aralandığında "O hâlde tanışalım," diye mırıldandı. "Yankı Sarca." Elimi hiç düşünmeden öne doğru uzatıp elini tuttuğumda parmakları sıkıca elimi tuttu ve ben de aynı şekilde karşılık verdim. Yaşadığımı hissetmek için çıktığım bu yolda başka bir duygu daha göğsümün ortasına o an oturdu hiç olmayacak bir zamanda hem de Duygunun adı
Sayfa 37 - Helin - Yankı·Kitabı okudu
SN
"Okulda kavga mı var, çığlık sesleri geliyor." İlk kurduğum cümle by mu olmalıydı? "Okulda yok ama kalçalarında büyük bir kavga varmış gibi görünüyor." Bir saniye... Zombi sesi de mi geliyordu? Kahretsin, oyun açık kalmıştı ve popomdan çığlık sesleri geliyormuş gibiydi. Hızlıca elimi arka cebime attım, çığlık ve zombi seslerini tek bir dokunuşla kapattım.
Sayfa 26 - İndigo Yayınevi·Kitabı okudu
SN
Sokak lambası son kez yandı ve yüksek bir sesle patladığında gökyüzü aydınlanmaya başlamıştı. Hava soğumaya başlamıştı. Bartu, Mutlu, Işık, Lâl ve Yankı o gece kaderlerine doğru ilerlerken, sokak lambasının patlayan ışığı onların aslında hayatlarının sönüşüydü. Tekrardan yanacak ve tekrardan sönecek binlerce sokak lambasına rağmen.
Sayfa 13 - İndigo Yayınevi·Kitabı okudu
SN