s

Sol

3 üye
Takip
Çayan ve arkadaşları örgüt merkez komitesinin bazı üyelerinin 27 Mayıs 1971'de yakalanmasından sonra 30 Mayıs 1971'de bir polis takibi sonucunda yakalanmamak için Maltepe'de girdikleri bir evde 14 yaşındaki bir subay kızını -Sibel Erkan- rehin almışlardı. Güvenlik güçlerince uzun bir süre devam eden pazarlıklar sonucunda netice elde edilemeyince "teslim ol!" çağrılarına silahla karşılık vermişler, çıkan çatışmada Hüseyin Cevahir ölü, Mahir Çayan ise yaralı olarak ele geçirilmişti. Mahir Çayan sağ ele geçmemek için, tabancasıyla göğüs bölgesine tek kurşunla ateş ederek intihar etmek ister ama solak olduğu için başaramaz. Akciğerinden yaralandığı için ikinci kez denemek için yere düşen tabancasını ararken güvenlik güçleri odayı basar. Çayan, kendisini yakalayan görevlilerden kaçmaya yeltenerek balkondan aşağıya atlayarak ölmek ister. Bunu da başaramaz.
Sayfa 1304 - ALTERNATİF YAYINLARI·Kitabı okudu
Sol
Çayan'ın Elrom'u öldürmesinden sonra İstanbul ablukaya alınmıştı. Bütün şehir semt semt, sokak sokak, mahalle mahalle arandı. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İstanbul'daki dev operasyona rağmen Mahir Çayan ve arkadaşları yakalanmamak için örgüte sempati duyan çeşitli evlerde kaldılar. Bunlardan biri de ünlü sinema sanatçısı Yılmaz Güney'in eviydi. 23 Mayıs günü emniyet güçleri sabaha karşı Yılmaz Güney'in evini aramaya geldiklerinde Çayan ve arkadaşları çatı arasında saklanmışlardı. Güvenlik güçleri çatı arasını aramadıklarından dolayı Mahir Çayan, Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı ve Oktay Etiman yakalanamadılar.
Sayfa 1303 - ALTERNATİF YAYINLARI·Kitabı okudu
Sol
Reklam
10/10
·865 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2024 00:28
Hakkı Öznur tarafından 1994 yılında kaleme alınan Derin Sol kitabının ikinci cildi olan bu eserde; sol terör gruplarının iç çatışmaları, 1980 öncesinde iç içe geçmişken 1978 yılı itibariyle ayrışmaya başlayan PKK’nın oluşumu ve 1977 ile 1982 yıllarına kadar devam eden PKK ile diğer sol terör gruplarının çatışmaları incelenmektedir. 1978 yılında Diyarbakır’da kurulduğu kabul edilen PKK terör örgütünün kuruluşu aslında daha eski tarihlere kadar gitmektedir. 1978 yılında Diyarbakır’da yaptıkları toplantıyla daha etkin hareket etmek isteyen PKK, o dönemde Apocular olarak bölgede faaliyetlerde bulunmuştur. Kendisine alan açmak için kendisine rakip bütün oluşumlarla çatışan PKK, bir yandan da kendisine alan hâkimiyeti konusunda rakip aşiretlerle mücadele içindedir. PKK’nın yine bu dönemde Doğu Perinçek’in başını çektiği Aydınlık Grubu olarak bilinen grubun mensuplarıyla yoğun bir çatışma içine girdiği görülmektedir. 1980 sonrasında Suriye’ye geçen PKK lider kadrosu ve militanları, hem bu bölgede hem de genellikle Beka Vadisi olarak bildiğimiz bölgede Filistinli direniş gruplarının kamplarında faaliyetlerde bulunmuş sonrasında Filistinli grupların bölgeden çekilmesiyle onların kamplarına tamamen hakim olarak buraları kullanmaya başlamıştır. Kitapta PKK’nın devlete, gölge inşalarına karşı işlediği suçlardan ziyade kendi içinde yaşadığı kanlı hesaplaşmalar ve örgüt içinde teröristlerin Abdullah Öcalan’ın emriyle öldürülmesi işlenmektedir. Örgüt içinde Kör Cemal olarak bilinen Halil Kaya, Abdullah Öcalan’ın emriyle PKK’nın örgüt içinde infazlarını gerçekleştirirken bir süre sonra ise kendisi de bu infazlardan birinde öldürülmüştür. Kitapta PKK içinde infaz edilen çok sayıda teröristin ismi geçmektedir. Bu infazlarda suçlama devletle işbirliği, ajanlık ve örgüt otoritesini
Sol
Derin Sol - İkinci CiltHakkı Öznur · Alternatif Yayınları · 20042 okunma
(Dev-Sol) DHKP-C lideri Dursun Karataş'ın yıllardır yanından ayırmadığı DHKP-C'nin kurucularından olan "Malik" kod adlı Faruk Ereren'in eşi 35 yaşındaki Latife Ereren 5 Mart 1995 tarihinde Bayrampaşa cezaevindeki DHKP-C mensubu kadın militanlar tarafından öldürüldü. Bayrampaşa Cezaevindeki militanlar tarafından önce sorgulanan Latife'nin ölüm emri eski eşi tarafından verildi. Kadınlar koğuşundaki yoldaşlarının kurbani olan Latife Ereren, polise ajanlık yapmak ve bu surette birçok arkadaşının yakalanmasından sorumlu tutuldu. DHKP'nin Eylül 1994'deki Kuruluş Kongresi'ne girmesi engellenen Latife Kara- man, tutum ve davranışlarındaki kuşkudan dolayı bir süre örgüt tarafından göz hapsine alındı. Eşi Faruk Ereren de 21 Şubat 1994 tarihinde Latife Ereren ile ilgili bütün devrim ve yoldaşlık ilişkisini kestiğini açıklamıştı.
Sayfa 1533 - ALTERNATİF YAYINLARI·Kitabı okudu
Sol
10/10
·895 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 21:07
Türkiye’deki Sol yapılanmanın 12 Eylül 1980 öncesinde kendi içinde yaşadığı ayrılıklar, bölünmeler, çatışmalar ve cinayetleri ele alan Derin Sol, Hakkı Öznur tarafından 1994 yılında iki cilt halinde yazılan 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’deki sol yapılanmayı bütünüyle inceleyen bir kitaptır. Yazar Hakkı Öznur, Türk milliyetçisi bir isimdir. Yazarın 1994 yılında dile getirdiği sol yapılanma ve PKK’nın kendi içinde ve kendisine muhalif Kürt yapılara karşı yürüttüğü infazları PKK’dan 10 yıla yakın ceza alıp hapis yatan Aytekin Yılmaz dile getirmektedir. Hakkı Öznur için milliyetçi birinin solcular hakkında iyi bir şey zaten yazmaz diye düşünebilirsiniz ancak aynı konuları Aytekin Yılmaz’ın da yazdığını dikkate alırsak bu kitap sırf solcuları suçlamak için yazılmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de günümüzde romantik bir solculuk hakimdir. Solculuğun bir hak arama mücadelesi olduğu görüşü hakimdir. Oysa kitabı incelediğimizde bunun tam bir hayal ürünü olduğunu görüyoruz. Sol düşüncenin şehirlerde hayat bulduğundan hareket edersek sol yapılanmaların için Robert Koleji mezunu, diğer yabancı ülke kolejleri ile Boğaziçi Üniversitesi mezunu çok sayıda ismin olduğu görülecektir. Bu haliyle Sol yapılanmaların aynı dönemdeki milliyetçi ve muhafazakar yapılarak göre daha okumuş olduğu ortadadır. Ancak bu Sol düşüncenin entelektüel olduğu anlamına gelmez. Çünkü o ünlü okullardan mezun olan isimlerin nasıl birer katil olduğunu bu kitap net bir şekilde ortaya koymaktadır.1960 sonrasında başlayan ve 1969 sonrasında ise iyice alevlenen süreçte Sol kendi içinde büyük bir çatışmaya girmiş ve herkes kendi gibi düşünmeyen solcuyu katletmiştir. 1960’lı yılların sonlarında Türkiye’de Sol yapılanmanın önce Sol Devrim ile Milli Demokratik Devrimi savunanlar olarak ikiye bölündüğünü
Sol
Derin Sol - Birinci CiltHakkı Öznur · Alternatif Yayınları · 20042 okunma
1985'de PKK MK üyesi olan Terzi Cemal kod adlı Ali Ömürcan'ın yiğeni olan Sarı Ömer kod adlı Mustafa Ömürcan PKK'nın 1980 öncesi kadrolarındandı. 12 Eylül darbesinden sonra yurtdışına çıkarılarak Lübnan'daki PKK kamplarında eğitim gördü. 1982-85 döneminde Hakkari ve Adıyaman bölgesinde Jandarma karakollarına ve köy korucularına karşı yapılan kanlı eylem ve saldırılarda yer aldı. Militanca tavırlarından dolayı PKK'nın 3. Kongresinde de delege olarak seçildi. 1987 baharında Adıyaman Antep bölgesinde Kör Cemal kod adlı örgütün Botan bölge sorumlusu olarak bilinen Halil Kaya'nın emrindeki bir grup PKK'lı tarafından "örgüt talimatlarına karşı gelmek ve önderliğe baş kaldırmak" suçlarından infaz edildi. Mustafa Ömürcan ve diğer PKK'lıları infaz eden Halil Kaya'da bir yıl sonra Öcalan'ın emriyle infaz edilmekten kurtulamayacaktı. Mustafa Ömürcan'ın amcası Salman Ömürcan da yine aynı yıl Kuzey Irak'ta PKK tarafından infaz edildi.
Sayfa 1629 - ALTERNATİF YAYINLARI·Kitabı okudu
Sol
Reklam
Reklam