AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN
Aşkımız Eski Bir Roman kitabının yorumuyla sizlerleyim. Başkomser Nevzat'ı polis kimliğinin dışında farklı yönlerine de şahitlik ettiğim bir okuma oldu. Üç farklı cinayet vakası ve maktullerin hayat hikayeleri de anlatılıyor. Başkomser Nevzat'ın cinayetleri çözerken sadece sevgileri değil aynı zamanda duygularıyla da hareket ettiğini görüyoruz.
Aşkımız Eski Bir Roman kitabından bahsedecek olursam; Bir döneme damga vuran İstanbul'un en ünlü otellerinden biri olan Pera Palas'ta bir cinayet işleniyor. Oda gül kurusu bir renkle aydınlatılmıştı. Bir zamanlar Agatha Cristie'nin kaldığı olaymış aynı zamanda.
Adam yatağa sırtüstü düşmüştü. Bıçak kalbine sağlanmıştı. Cinayet aleti bir ekmek bıçağıydı. Arbede yaşanmış ve maktul katiline direnmiş. Odadaki saat ise gece yarısı tam onikiyi gösterdiği sırada durmuştu. Adam üstelik çıplaktı. Belli ki aldatılan koca ya da sevgilinin gazabına uğramış olabilir.
Olay yerinde birden maktulün telefonu çalıyor. Başkomser Nezvat, çalan telefonu alıp açıyor ve arayan kişiyle konuşmaya başlıyor. Feride Hanıma eşinin öldürüldüğü haberini veriyor. Başkomser Nezvat, maktulün adının Edip olduğunu Feride hanımdan öğreniyor.
Edip Kelamı, edebiyat tutkunuydu. Babadan zengin bir kişiydi. Pera Palas'a geldiğinde Agahta Cristie ya da Hemingway'in kaldığı odalarda kalmayı tercih ederdi. Edip, Pera Palas'ta kaldığı gecelerde sevdiği yazarlardan kitapları sabaha kadar okuduğu söyleniyor. Böyle edebiyat tutkunu bir insanı kim neden öldürsün?
Edip 411 numaralı oda da kalıyordu. Başkomser Nezvat ve ekibi, 411 numaralı odayı gören incelediğinde kamera kayıtlarını incelediğinde odadan bir kadının çıktığını görülüyor. Kamera kayıtlarında kadının yüzü belli değildi.
#kitabadairsorular
Bu kadın kim?
Edip'i kamera