“Hiç bir şeyin kıymeti ve değeri yoktur gözümde,
Yanlızca bu piskolojiyle yapabildiğim tek şey RABBİME sığınmak ona dua edip beklemek.
Ne diyeyim ALLAH’a havale etmekten başka…”
Ben onun bir gülistanda açacağını sanmıştım. Meğer o dikenler, diken yaraları, gözyaşları ve kan damlaları arasında açacakmış.
Bir gül bu kadar mı zahmetli büyürdü?
Güle kan rengini vermek bu kadar mı fedakârlık isterdi?
Bir gülün etrafında bu kadar mı diken çok olurdu?
Gül çağında, güle rengini veren kanlar böyle mi kızıla boyanırdı?
Gülün rengi için kinler bu kadar mı ayrışırdı?