Dikkat edilirse Vahdettin Hz Peygamber’in
sıfatının başına bir 'Hz.' bile eklemezken
kendisinden
zîşan (şanlı-şerefli) diye bahsediyor Hem de
Cenabı
Peygamber’in isminin tam yanında Halbuki
İslam terbiye ve geleneği o ifadede
‘zîşan’ sıfatının Hz Peygamber’e verilmesini
gerektirir
Vahdettin kendisini bütün olup bitenlerden
sonra, İslam’ın temel esaslarına aykırı
bir adlandırmayla
Peygamberin şerefli vekili diye anmaktadır
Bu da yetmiyor, İslam’ın baş düşmanı işgalci
İngilizlere sığınışını 'hicret' olarak gösteriyor ve
Haçlı’ya sığınma rezilliğini 'Peygamberin
sünneti diye anıyor
Bu kendinden habersiz adam, demek istiyor ki, Benim saltanatıma son verilmesiyle Hz Muhammed in saltanatı da bitmiştir Bunu bitiren de Millî Mücadeleyi verenlerdir
Ama Vahdettin Millî Mücadele kahramanlarını aforoz ederek onlar
hakkında ölüm fetvası verdi Ankara'da Rifat Börekçi de hutbeleri onun adına değil millet adına okutarak onu millet adına aforoz etti
Hırsları çıkarları uğruna
Osmanlı’ya ihanet ederek İngilizlerle işbirliğine
giden ŞerifHüseyin gibi bir adam bile, yeri
geldiğinde İngilizleri sorgulayabilmiş onlara
kuşkuyla bakabilmiştir Türklerin Padişahı ve
Müslümanların Halifesi unvanı
taşıyan Vahdettin ise bu kadarını bile
yapamamıştır İngiliz Devlet-i Fahîmânesi diye
andığı tarihin en büyük İslam düşmanı
İngiltere’ye aralıksız ve tereddütsüz bağlı kalmış
Türk milleti ile İngiltere’nin hesabı her
çeliştiğinde İngilizlerin yanında yer almıştır