w

War, war never ends

0 üye
Takip
Güney tarafındaki yamaçtan yukarıya, basık ve gri havaya tır­mandım (hala hafif ve parçalı bulutlu hava, ama epeyce soğudu). Kuzeyde, bizden çok da uzak olmayan bir mesafede, hafif topçu birliklerinin bombardımanı havaya topraklı kar sıçratıyordu. Ateşçiye, devamlı buhar boşaltıp durmaması için bağırdım, ama o sadece omuz silkti. Birdenbire zıplayarak yaklaştı çamur fıski­yeleri; bize doğru hamle ediyor, sonra geri çekiliyorlardı; havada binlerce baykuş ötüyor gibiydi. Dehşetle haykırarak bir araya ge­tirdim herkesi (ne kadar da yavaşlardı), Rus treni topa tutuyordu. "Kenara çekilin, menzilin içinde dolanmayın!" diye bağırdım. Anne hemen koşup yanıma geldi (eskisi gibi esnek ve sportif) ve kendini yanımdaki çakılların üzerine attı. Askerler de sürünerek yaklaştılar, annesi, ihtiyar adam. Siyah noktalar süzüldü ilerideki ormanın köşesinden - tanklar! - ve bir anda tepemizde minik bir kuşunki gibi neşeli bir cıvıltı duyduk; Anne'nın başını yere ittim ve ağır ağır yanımıza gelen papaza "Yere yatın!!" diye carladım. Bizden 100 metre sağa, lanet olası ispirtolu ocağın fokur fokur buhar çıkardığı yere, çamların tepesinden aşağıya adam boyunda iki kara-kızıl alev saplandı; ve başladı yine "Fııııııy - baaam!" Bir daha; bir daha. Aşağıdaki geçitten demir tangırtısı duyuldu; ağır kamyonlar. Nefes nefese sordum: "Hatırlıyor musunuz - Görlitz. Serin gar salonu. Yaz sabahları. -" Hiç istifini bozmadan başını salladı, karnımın üzerinde sürünerek bir çalılığa ilerledim, gözlük­lü gözlerimi kaldırıp baktım. it cracked and growled and roared and howled. Ama sadece biz değil, tanklar da ağır bombardıman altında gibiydi. (Anne yanımdaydı; onun o Marlene Dietrich profiliyle yine o mutlu köleliğe gark oldum). Ağaçlar isterik makineli tüfeklerle tarandı yine, sonra
Sayfa 21·Kitabı okudu
War, war never ends