Birinci kitabın sonu yüzünden ikinci kitabı okumaya karar verdim zira yarım kalan aşkları sevmem. İkinci kitaba gelecek olursak da daha iyiydi. Askeri bir kurguya göre de oldukça aksiyonluydu birinci kitapta bunu pek göremedik. Bu kitabı karmaşık duygular içerisinde okudum. Bir bölüm gülüyorsam diğer bölümde gözlerim doluyordu bu nasıl bir şey? Karakterler on numaraydı hatta yan karakterleri okumayı daha çok istedim(sanki hiç yokmuş gibi). Şu dünyada Süleyman gibi beylerin olmayacağı aklıma geldikçe kahroluyorum. Duru sanırım favorimdi feminist çıkışlarına hastasıyım. Bu kız Zülfikar'a anasından emdiği sütü burnundan getirir diyorum :D Ay bu kitap bana gerçekten stresli olduğum bir zaman diliminde ilaç gibi geldi. Hiçbir pişmanlığım yok iyi ki okumuşum.
Ölümün kıyısından dönen Kayla'nın dünyaya tekrardan gözlerini açtığını, üniversite hayatını ve yaptığı yeni bir hatanın sonucunda nasıl kötü çocuğumuz Meriç'i kaybettiğini ve yetişkin olmak isterken hayatına yeni hataları çektiğini bu kitapta okuyacağız...
Bu kitapta masum kızımız Kayla'nın diğer adıyla Derin'in kötü çocuğumuz Meriç'in duvarlarını nasıl yıktırdığını ve ona onun istemediği şeyleri yaptırdığını ve olmak istemediği kişiye nasıl dönüştürmeye başladığını okuyacağız.
Masum kızımız Kayla'nın yeni bir şehirde yeni bir lisede yaşadığı zorlukları ve ilk kez güvendiği bir erkeğin yanlışlarla ve sırlarla dolu hayatını okuyacağız.