Sizler okuduğunuz için suç işlersiniz, bizler okumadığımız için. Sizin bilginiz bizde, bizim görgümüz sizde olsaydı, gör bak neler olurdu o zaman. Ne siz böyle içeri düşerdiniz, ne biz. Bir araya gelemedik. Bizi kolay kolay bir araya getirmezler. Eh işte ancak böyle mahpusane köşelerinde buluşabiliyoruz. Ne yapalım, bu da bir başlangıç.
Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine sokulmak, bir şeyler vermek isteğiyle dolusundur. Güzel bir görüntüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün güzellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır bu sevecenlik. Yakınlaşmalarının çoğu yıkımlarla bitmiş olsa da böylesindir.
Kırçıl bir önlük var üstünde. Başında kara başörtüsü. Yorgun. Memur. Maaşlı. Dar gelirli. Doymayan. Kimbilir kimleri güçlükle doyurmaya çalışan. Aybaşlannı dört gözle bekleyen. Hep borçlu. Hep yetişemeyen.
İnen sopaların artık çırılçıplak etini de geçip kemiğe dayandığını biliyorsun. Ölecek misin? Bir ölebilsen. Ölüm korkunç değil, hiç değil. Hiç olmazsa konuşmadan. Konuşmamışken. Yarı ölü sayılırsın artık nasıl olsa. Kurtulsan bile, hiçbir zaman eski sen olamazsın artık. Bittin sen.