y

yorumlarım

0 üye
Takip
Puan vermedi·140 syf.··
2023 107. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 20:25
Türk toplumundaki kimlik karmaşıklığını etkileyen çelişkileri ve çatışmaları analiz ediyor. Batı etkileriyle gelen modernleşme ve geleneksel değerler arasındaki gerilimi, kolektivizm ve bireycilik arasındaki çatışmaları, ve Türk kimliğinin karmaşıklığını ele alırken aynı zaman da, Türkiye'nin tarihindeki siyasi, sosyal ve kültürel değişimlere de değiniyor. Toplumsal dinamiklerin ve dönüşümlerin anlaşılması açısından naçizane bir yazar Gürbilek, okumanızı tavsiye ederim. Sosyoloji ve Türk toplumuyla ilgilenen herkes için değerli ve elbette keyifli bir okuma olacağına eminim.
yorumlarım
Kötü Çocuk TürkNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 2003422 okunma
7/10
·168 syf.··
2023 114. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 23:16
Öncelikle, kitapta yer alan iklim değişikliği konusundaki yazıları oldukça etkileyici buldum. Yazarın bu konudaki tutkusu ve duyarlılığı, bana çevre ve sürdürülebilirlik meselelerine daha farklı bir bakış açısı kazandırdı. Aynı zamanda, şirketlerin toplumsal olaylara nasıl yaklaştığını ve sergiledikleri davranışları ele alan bölümler, günümüz iş dünyasının etiğine ve sosyal sorumluluk anlayışına yönelik farklı bir perspektif. Özellikle yalan konusundaki tespitler, yalan haberlere yönelik eleştirel bir bakış sağladı ve medyanın içeriklerini daha kritik bir gözle incelemem gerektiğini düşündürttü. Lee McIntyre'in siyasetçilere dair görüşleri ve tespitleri, kitabın en çarpıcı bölümleriydi. Kendi açımdan bu bölümler, siyasi dünyanın işleyişi ve siyasetçilerin davranışları hakkında optimize edilmiş görüşler oluşturmamda yardımcı oldu. McIntyre'in "Önceden siyasetçiler su boylarını geçip de çaresiz kaldıklarında yalanla sarılırlardı. Bugün ise, yalanlardan yaptıkları gemilere tüm siyasi varlıklarını yüklüyorlar." ifadesi, siyasi atmosferin ta kendisi. Eskiden siyasetçilerin zor duruma düştüklerinde yalanlara başvurdukları bir gerçekti. Ancak günümüzde yalan, siyasi varlıklarını inşa etmek için kullanılan bir araç haline gelmiş durumda. Bu tespit, siyasetin dönüşümünü ve yalanın artık sadece bir çıkış yolu değil, bir strateji haline geldiğini gösteriyor. Siyasetçilerin doğru ve yanıltıcı bilgi arasında nasıl bir denge kurdukları da McIntyre'in ele aldığı önemli bir konu. "Nesnel hakikat kavramının kendisi yeryüzünden gitgide silinip gitmektedir. Tarihe geçecek olanlarsa yalanlardır." Siyasetçilerin sıklıkla gerçekleri bükerek, dönüştürerek veya gizleyerek hedeflerine ulaştığı gerçeğine dikkat çekiyor. Yalanın, tarihe geçen ve kalıcı izler bırakan unsurlar haline geldiği
yorumlarım
Hakikat SonrasıLee McIntyre · Tellekt Yayınları · 201987 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Felsefe ile ilgilenen her birey, matematik bilmelidir.
Puan vermedi·415 syf.··
2023 106. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 20:24
Matematik sayesinde, a priori ola­rak yani tecrübeye dayanmaksızın saf akıl yoluyla doğru yargılar elde edebiliriz ve dahası bu yargılar yardımıyla fi­ziksel olgular hakkında öngörülerde bulunabiliriz. Galilei'nin "kâinatın dili matematiktir" sözünün, o ve sonraki dö­nemdeki genel kanıyı yansıttığını kabul edersek, kâinatı an­lamaya çalışan filozofun onun diline kayıtsız kalması bek­lenmez. Modern matematik felsefesinin kurucu figürü sayılan Frege'ye göre, geometri ile ilgisi olmayan bir filozof, ancak yarım bir filo­zoftur; felsefe ile ilgisi bulunmayan bir matematikçi, ancak yarım bir matematikçidir. Matematiği nasıl anladığımız ve konumlan­dırdığımız, felsefeyi nasıl anladığımızı şık bir şekilde ortaya koyar. (Gür, 2006) Matematik olmaksızın, felsefenin derinliklerine nüfuz edemeyiz. Felsefe olmaksızın, matematiğin derinliklerine nüfuz edemeyiz. — İkisi olmaksızın, hiçbir şeye nüfuz edemeyiz.
yorumlarım
Matematik FelsefesiBekir S. Gür · Kadim Yayınları · 201336 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2022 134. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2022 21:49
Çağdaş toplumsal yapıların temel unsurlarını anlamamızs ve analiz etmemize yardımcı olan bir eser. Bauman, modernite, kapitalizm ve sosyalizm arasındaki ilişkileri ele alırken, günümüzdeki toplumların nasıl şekillendiğini ve bu toplumların nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Bauman, moderniteyi, bireysellik, tüketim kültürü ve küreselleşme gibi kavramlarla birlikte ele almış eserde, modern toplumun nasıl oluştuğunu ve modern bireyin deneyimlerini tartışmış aynı zamanda. Modernitenin karmaşıklığına odaklanırken, sosyal ilişkilerin sıvılaşması kavramını kullanarak, toplumsal bağların nasıl gevşediğini ve belirsizliklerin arttığını da vurguluyor. Bu noktada, kapitalizm ve modernite arasındaki ilişki de tartışılır ve kapitalizmin nasıl bir etki yarattığını analiz eder. Nasıl oluyor da, 'insanlar tüketim toplumunun dinamiklerini ve tüketicilik kültürünün bireyselliği desteklediğini' anlamıyorum noktasında, anlamamızı sağlayan derinlemesine bir değerlendirme bulunuyor. Bu bağlamda, günlük yaşantımızda kapitalizmin nasıl çalıştığını ve etkilediğini anlamak önemli. Tüketim alışkanlıklarımızın, pazarlama stratejilerinin ve rekabetçi doğanın bizi nasıl etkilediğini fark etmek, daha bilinçli bir tüketici olmamıza yardımcı olur. Ayrıca, Bauman'ın sosyalizm konusundaki yaklaşımı da önemli bana göre. Sosyalizmin kapitalizme karşıt bir model olarak ortaya çıkışını ve gelişimini analiz ediyor. Sosyalizmin ideal bir toplum modeli olmadığını ve tarihsel olarak uygulamada bazı sorunlarla karşılaştığını belirtti. Bununla birlikte, sosyalizmin kapitalizme karşı alternatif bir görüş olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve toplumsal adalet, eşitlik ve dayanışma ilkelerinin önemini vurguladı. Araştırmalarıma ve gözlemlerime göre Bauman'ın kitabı, akademik dünyada geniş
yorumlarım
Modernite, Kapitalizm, SosyalizmZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2013181 okunma
4/10
·296 syf.··
2023 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2023 00:00
Tarihsel bir anlatım, ben kavram incelemesi olduğunu düşünmüştüm. Lakin alakası yok, düşüncelerini savunan filozofların hayatlarından ve öğretilerinden bahsediyor; ne için hangi uğurda öldüklerini anlatıp ardından kısaca ölüm kavramını inceliyor. Bireysel kimliklerin anlamlı bir şekilde gelişebilmesi için mevcut değerlerin eleştirel sorgulanmasını teşvik etmek önemli bir konu. Bu nedenle bir bireyin yaşamını, içinde yaşadığı ideallere veya düşüncelere adamasını normal buluyorum. Hayatına bir anlam yüklemesi çok normal. Zira hayat anlamsızdır, anlamlar yükleyerek anlamlandırmaya çalışanlar bizlerizdir. En nihayetinde anlam karmaşası yaratanlar ve bunun içinde kaybolanlar da bizleriz. Düşüncelerin insanlık tarihindeki büyük değişimleri tetiklediği su götürmez bir gerçek. Her ne kadar fikirlerin ve ideolojilerin, hayatın derinlerindeki gerçekleri gizlemek için kullanılan göz boyama aletleri olduğunu düşünsem de, engel olamıyorum; istiyorum. Kazanma arzusu, salt zafer. Ayn Rand misali değil, sadece, madem bu dünyaya gelmişiz, ortalığın anasını bellemeden bir yere gitmeyelim. Pes etmek ve kabullenmek istemiyorum, bir şeylerle uğraşmak ve yaratmak istiyorum, sonunda başarısız olma ihtimalim yüksek olabilir fakat, yine de savaşmak istiyorum. Fikirler uğruna ölmek, düşüncelerimizin ve ideallerimizin bizi yönlendirdiği bir dünyada yaşamak anlamına gelmeli, salt düşüncede kalırsa bir anlamı kalmaz. Yansak da kül olsak da, biz insanız, ateşe hükmederiz. Buna rağmen ilk günahın etkilerinden arınmış bir ilke edinmek ve onun için çabalamak daha mantıklı geliyor. Çoğu kişinin aksine bireysel kurtuluşa inanmıyorum, güzel şartlar altında yaşamak ilgimi çekmiyor. Hiç bir zaman nihilist olmadım, insan yaşamalı. Ve son olarak, bu yazdıklarıma son derece zıt olabilir ama, buz üstüne
yorumlarım
Fikirler İçin ÖlmekCostıca Bradatan · Can Yayınları · 2018103 okunma