Koray Ugur Erbaş

"Vicdan ile Allah arasında bir vasıta olarak kabul edilen dinler, siyaset ve dolayısıyla ihtiras vasıtası olarak kullanıldıkça, gizli emellerine ulaşacağına şüphe yoktur. Hükümetimiz, vicdan ile Allah arasında, siyasetin ve siyaset teşkilatının aracılık hakkı olmayacağına inanmaktadır." Vatana İhanet Kanunu,1925 Gerekçe Metni
Sayfa 192·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kendi hukukunu kendi doğurmayan, yasasını gökten inmiş sayan bir devlet, devlet değildir ve bağımsızlığını sürdüremez. Dünya değişmeyen bir varlığı taşıyamaz." Ziya Gökalp
Sayfa 177·Kitabı okudu
1926 yılında Din Dersleri, üçüncü sınıftan başlayarak haftada birer saat olarak düzenlendi. Programda dersin amacı şöyle ifade edilmişti; "Fırsat düştükçe, dinî mahiyette gösterilmek istenen batıl fikirler, yanlış kanaatler cerhedilecektir. Çocuklara İslam dini ve büyükleri sevdirilecek, iyi ve güzel hareketlerin yüksek kıymeti anlatılacaktır. Fakat hiç bir şekilde taassup fikri verilmeyecektir. Dünyayı sefaletle, tevekkülle, miskinlikle bir tutmak gibi hal ve hareketlerin hakiki dinde yeri olmadığı, dünyada azami refah ve saadet içinde yaşamanın ve müslümanların zengin, memleketinin mamur olmasının dince de istenilir ve beğenilir olduğu fikirlerinin çocuklara telkini lazımdır."
Sayfa 166·Kitabı okudu
Kendisine bu platformda güzellemeler yapanlar mevcut. Cevabını vermek boynumuzun borcudur. - Said-i Nursi, Bitlis’in Hizan ilçesinin Nors köyünde 1873 yılında doğmuştur. Göbek adı Rıza olan Said-i Nursi’nin asıl adı SAİD-İ KÜRDİ’dir. Kendisi, köklerinin Hz. Muhammed’e dayandığını ileri sürmüştür. - II. Abdülhamit döneminde, 1907’de tutuklanarak bir süre “akıl hastanesinde” tedavi görmüştür. - Said-i Nursi hem eski Almancı, yeni Amerikancı, hem İslam birliği yandaşı, hem Osmanlıcı, hem Kürt, hem hilafetçi olması bakımından Amerika’nın Bullit tarafından kurallaştırılan soğuk savaş stratejisinin Türkiye’deki kanaat önderi ve ruhani lideri olup çıkmıştır. - Bir ara Teşkilatı Mahsusa’ya da üye olan Nursi, hem Kürdistan Teali Cemiyeti’nin hem de Kürt Neşriyat Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almıştır. - Risalelerindeki saçmalıklarıyla Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e hakaretler etmiştir. (Kaynak için bkz. odatv4.com/analiz/iste-hur...) FETÖ'yle aynı kaynaktan; Said-i Nursi'nin risalelerinden beslenen bugünkü siyasal İslamcı kafanın, o bataklığı kurutması imkânsızdır. O bataklığı kurutmadıkça da FETÖ bitirilse bile yeni FETÖ'lerin ortaya çıkması engellenemez. (Sinan Meydan, Sözcü Gazetesi)
Bediüzzaman Said Nursi
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevi; demokratik, laik, hukuk devleti düşüncesinin güçlendirilmesidir. Ancak ne yazık ki ,ne Diyanet İşleri Başkanlığı ne de İlahiyat Fakülteleri, Atatürk İlkeleri'nin ve reformlarının , cumhuriyetin temel niteliklerinin topluma anlatılması ve benimsetilebilmesi için ciddi bir çalışma yapmamışlardır. Bu konuda Rifat Börekçi, Şemsettin Günaltay gibi büyük şahsiyetlerimizi saygıyla anıyor ve bu tür insanların hasretini çekiyoruz.
Sayfa 155·Kitabı okudu