Koray Ugur Erbaş

9/10
·68 syf.··
2022 4. kitabı
Kitap oldukça etkileyici, içinde derin anlamlar ve sayfalar sürecek felsefi tartışmaların bir kesiti mevcut. İnsanın yaşamın özünü kavrayışı üzerine kafa yormakta olan aydın kesimin gündelik olaylara karşı ilgisizliğini yazar ustaca eleştirmiş. Acıyı, yoksulluğu ve adaletsizliği hiç tatmamış olan insanların acıyı küçümsemeleri ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması taleplerine tepkisiz kalmalarının nedeni nedir? Çıkarlarını korumaya çalışanları anlayabilirsiniz, ya bunun yanlış olduğunu bilerek ses çıkarmayanlar? Tembellik ve korkaklıktır tiranı tiran yapan, hatta içten içe karşı olsanız da eylemsizliğiniz artık sizi tiranın bir yardımcısına dönüştürmüştür. Parmaklıklarla çevrili dört duvar arasında mutlu olabilir mi insan? Doktor Yefimıç'ın verdiği örnekteki gibi; Diyojen tüm krallardan daha mutluydu ancak bir fıçının içinde yaşıyordu. İvan Dimitriç'in cevabı düşündürücüdür; "Sıcacık, turunç kokan Yunanistan'da Diyojen'in bir odaya ve sıcak bir eve ihtiyacı yoktur. Acıyı küçümseme öğretisi Rusya'nın iklim şartlarına uygun değildir." Bu sohbet bana farklı kültürlerden devşirilen fikirlerin kendi toplumumuzla olan uyuşmazlığını anımsattı. Çeşitli neşriyatlardan aydın kesimin öğrenerek öne sürdüğü fikirler aslında farklı koşullarda olgunlaşmışlar ve aslında kendi toplumları için son derece faydasız ve gereksizler. Halkın genelinin ihtiyaçları gözetmeyen okumuş aydın kesimin nasıl aptal durumuna düştüğünü kitabın sonunda görüyoruz. Doktorun, deli(!) hastası ile yaptığı sohbetleri, kendisini de hasta(!) yapacak ve sonunda altıncı koğuşta can verecektir. Artık o da acılara cevap verebilen kompleks bir canlıdır; ancak toplumdan izole ve yalnız kalmıştır. İyi okumalar...
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·464 syf.··
2022 1. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 11:12
Notre Dame'ın Kamburu ve Sefiller kitaplarından çok etkilenmiş bir okur olarak, yazarın son büyük eseri olarak kabul edilen Deniz İşçileri kitabını okumaya karar vermiştim. Yalnız vurgulamak gerekir bu romandan sonra Victor Hugo'nun yazdığı bir kaç roman daha mevcut. Ancak bahsettiğim eserler kadar büyük yankı uyandırmadılar. Tabi ki eser beni şaşırtmadı ve dimağımda çok dokunaklı bir tat bıraktı. İnsanın doğa ile mücadelesini, bir kadın (sevgili) kalbine karşı olan çaresizliğini, kaderini kabullenişini muazzam bir üslupla anlatmış. Kitabın ortalarında esere tutunmakta biraz zorlandığı itiraf etmeliyim, ancak bu durum gündelik hayatımın meşguliyetinden de kaynaklanıyor olabilir. Özellikle romanda karakterlerin gelişmesi tamamlandıktan sonra romana büyük bir iştahla bağlandım. Yine de bir beğeni sıralaması yapmam gerekirse, Notre Dame'ın Kamburu ve Sefiller'den sonraya alırım. Tüm hayatını dürüstlük içerisinde yaşayan ve örnek bir insan olarak kabul edilen Clubin'in tek kötülükle büyük bir servet sahibi olma planı, doğanın tek bir hamlesi ile başarısızlığa uğrarken; aynı doğaya karşı verilen bir başka mücadele, Gilliat'ın sevdiği kadın uğruna Clubin tarafından batırılan geminin makinesini kurtarma çabası, Deruchette'in kalbine giden yolda Gilliat'a büyük bir umut olur. Her iki mücadele ise Durande'nin , Clubin tarafından batırılan geminin, ta kendisinde birleşir. Gilliat'ın geminin makinesini kurtarmak üzere giriştiği büyük fedakarlık amacına ulaşsa da, Ebenezer'in sevgisini Deruchette'ye ilan etmesiyle büyük bir hüsrana dönüşür. Durande'nin batışı ayrı bir hüzünlü hikayedir. Sanayi Devrimiyle birlikte inşa edilen buharlı bir gemidir kendisi, yerel halk ve klise tarafından Tanrı'ya bir başkaldırı olarak görülür. Geminin battığı haberi ise cehaletin zaferini müjdeler;
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,507 okunma
10/10
·512 syf.··
2021 11. kitabı
·
125 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 22:34
Ne kadar övsem az... Kitap, eğlenceli olduğu kadar oldukça doyurucu bilgiler de içeriyor. Hiç sıkılmadan okunabilecek bir kitap. Yazarın espri anlayışına hayran kalacağınızı ayrıca belirteyim. Kitap içerisinde insanların iletişim kurmama/kuramama nedenlerini, kitlelerin nasıl manipüle edildiğini, tartışmalarda nasıl davranılması gerektiğini, evrim sürecinde ve kültürümüzün gelişme süreci sırasında bize miras kalan avantaj/dezavantajlarını bulabilirsiniz. Ana fikir bu olsa da, genel akış yüze yakın safsatanın bir bir tanıtılması ve örneklerle pekiştirilmesi şeklinde. Marksist at, silahşör köpek, Sherlock, İmam, Papaz ve Haham üçlüsü, Adnan gibi karakterlerin yer aldığı, kitabın başından sonuna kadar devam eden küçük hikâyeler, sizi konunun içinde tutuyor ve dikkatinizi toplamanıza yardımcı oluyor. Kitapla ilgili hoşuma giden bir başka konu, yazarın Türkçe tanımların yanında İngilizcelerini de paylaşması... Tanımların İngilizcelerini bilmek, Literatürü daha derinlemesine araştırmak için büyük kolaylık sağlıyor. Kitaptaki emek ve özveri gerçekten okumaya değer, podcastlerden tanıdığım Immanuel Tolstoyevski beni hiç şaşırtmadı.
Safsatalar AnsiklopedisiImmanuel Tolstoyevski · Epsilon Yayınevi · 2020990 okunma
7/10
·188 syf.··
2021 10. kitabı
Hoşuma giden Murakami romanlarından biri daha "Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında". Bu kitabında daha az sembolizm ve daha fazla gerçekçilik kullandığını düşünüyorum. Fakat romanın bitiş tarzı tam bir Murakami klasiği. Evlilikleri nasıl devam etti, Shimamoto bir daha gözüktü mü, Izumi'ye ne oldu gibi soruların cevabı yok. Klasik müzik dinleme iştahınızı kabartacak, okurken jazz-blues bar işletme hayalleri kuracağınız, özellikle Murakami hayranları için okunması gereken bir eser.
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,4bin okunma
10/10
·310 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
435 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 10:35
Aykut Çelikbaş, 33 yaşında 100 kg. ağırlığında koşuya başlamaya karar vermiş ve 2014 yılında dünyanın en zorlu parkurlarından biri olan Spartathlon'da 240 km'yi 34 saatin altında koşan ilk Türk olma başarısını göstermiş bir sporcu. Yazmış olduğu kitabında, kapakta belirtildiği gibi uzun mesafe koşu yapacaklara kılavuz olabilecek nitelikte tavsiyelerini ve tecrübelerini okurları ile paylaşmış. Her biri altın değerinde. Beslenme, antreman, yarış psikolojisi gibi bir çok konuda güzel bilgiler var. Ne yazık ki bu kitabı stoklarda şu an için bulamayacaksınız. Kendi sitesinde belirttiği üzere ikinci baskı çalışmalarına devam ediliyor. Şunu da belirtmek isterim ki kitaba ulaşamadığımı kendisine mail ile ilettiğimde, bu konuda açıklama yapma inceliğini gösteren harika bir insan Aykut abi. Eğer trail (arazi) koşusuna yönelmek üzereyseniz ve 30 K üzeri mesafeleri koşmayı kafanıza koyduysanız okumanız şiddetle tavsiye edilir. İyi koşular,
Ultra Kitap Uzun Mesafe Koşu KılavuzuAykut Çelikbaş · Yazarın Kendi Yayını · 201718 okunma