Onu daha az sevseydim sesindeki, yüzündeki coşkun sevinci pek aşırı bulurdum belki; ama şimdi onun yanında, ayrılık karabasanından uyanmış, beraberlik cennetinin eşiğinde, ben ancak bana böyle bol bol sunulan mutluluğu düşünüyordum.
Bugün çoğumuz Batı'nın Hıristiyan olduğunu sanıyoruz. O çok eskidendi. Şimdi Batı'nın dini “çıkarcılık"tır. Bugün Batı’da “ahlâk” yoktur, “etik” vardır. Çünkü “ahlâk”, “Hâlık olan Mevlâ’nın yarattığı fıtrata bağlanmak” demektir. Ahlâk, Allah'ın mayamıza koyduğu iyi ve doğruya uymaya çalışmak demektir. Yani dünyada hiç kimse olmasa, sadece tek bir insan kalsa bile insan ahlâkî olmak zorundadır. Halbuki “etik," "toplumda hâkim olan kurallara uymak" anlamındadır. Bu bu kurallar zulüm, soygun, sömürü getirse bile... Bu sebepten "etik" dendiğinde insanın yaratılışla, fıtratla bağı kastedilmez. Oysa "ahlak" dendiğinde kişinin fıtratına, yani fıtrat dini İslam'a bağlanması gerekir. Bu nedenle "etik" kavramını asla "ahlak" kavramının eş anlamlısı olarak kullanamayız.