Olmayı hedefleyip de olamadığım şeylerin yabancısıyım artık. Yapmayı çok sevdiğim şeyleri yapmıyorum. Yapmam dediğim şeyleri de yapar olmuşum.
“Ben böyle biri değilim”
Bizler, ormandaki cüce insanlarız…
Herkes elinden ne iş geliyorsa onu yapar. Kimse Tembellik etmez. Kiminin gücü fazladır, kiminin aklı. Görevleri buna bakarak taksim ederiz.
Bizler, ormandaki cüce insanlarız…
Kimse sonsuza kadar yaşayamayacağının farkındadır. Bu yüzden kimse üç günlük yemekten fazlasını biriktirmez. Dün, bugün, yarın…
Siz! Bir ruhu evcilleştirmeyi, bir çiçeği sulamak kadar basit bir hobi sandınız? Duygusal mülkiyet kanununda bunun adı yağmadır. İlahi kanununda ise bunun adı düzpedüz kul hakkıdır.
“ Bir gülün çevresi dikendir, hardır” denildiğinde, o dikenin tam olarak hangi parmağı kanattığını acısından bilen çocuklardık. Biz kelimeleri süs niyetine değil, ruhumuzdaki yamaları dikmek için iğne iplik niyetine kullanan “o eski kabile”dendik.