Zira anormallik, gözümüze sistematik biçimde sokulğunda bir süre sonra dikkat çekmemeye başlar. Buna alışmak denir. Oysa alışmak her zaman kabul etmek değildir; bazen sadece doğru olandan vazgeçmektir.
Kapılar aynı zamanda sessiz bir iktidar aracıdır. Kimin içeri gireceğine, kimin dışarıda kalacağına karar verirler. Açık bırakılan kapılar davetkar, kilitlenenler ise dışlayıcıdır.
Ev, insanın dünyadaki ilk evreniyse, kapıda o evrenin en hassas noktasıdır; içeriyle dışarının birbirine ilk kez tanıdığı yer. Çünkü hatırlamak, çoğu zaman geri dönmek değil; açılmayacağını bilerek beklemekti
Geçtiğin tanıdık kıyılar var
Yaklaştığında fısıldayan yıllar
Senin gördüğün yelkenler
Başkasının geçtiği
Bir ağırlıkla dolu
Görünmez sıkı bir iple bağlı.
…
Zamanın hızına kapılıp yaşamın doğal ritminden kopmuşuz. Anı yaşamayı unutmuşuz; varlığı meçhul gelecek planlarımız uğruna… Onu “yaşamak” yerine “tüketir” hale gelmişiz.