“Tuttum seni, attım içeri.”
Issız bir bozkır vadisinde, tek odalı bir kulübede yaşayan bir meczubun sözleri bunlar. Gönül Dağı adlı yapımda geçen o sahnede, bir adamın tavırları delilikle bilgelik arasında gidip gelen bir hâlin yansıması gibidir. Meczup, delikli bir kalburla güneşi kulübesine taşımaya çalışır ve her defasında aynı cümleyi tekrar eder:
“Tuttum seni, attım içeri.”
Eserin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.👇kordergi.com/edebiyat/deneme...
Sanrıların ortasında titrek bir beden,
Kurgulanmış yaşamların arasında özgün olma çabası…
Azala azala çoğalttığım hiçlik…
Sarıldığın her bedende aldanış;
Bir tebessümün sende bıraktığı “ah”…
Eserin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.👇
kordergi.com/edebiyat/siir/m...
“Burası hep yağmurlu, dedeciğim. Ve ben yağmuru severim, biliyorsun.”
Boş odaya değil, onun yokluğuna dokundu bakışları.
Her şey silinmişti, ama izleri duvarda kalmıştı.
Gözyaşları suskundu; çünkü kalbi çok şey anlatıyordu.
Huzurun adı artık bir emanetin içindeydi.’’
Eserin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.👇kordergi.com/edebiyat/hikaye...
Bir harpten geriye kalabilmek, eksikliğiyle tamamlanabilmekse şayet; bu harpler, bu hayat mücadelesi içerisinde kendimden eksilmiş biçimde devam ederek tüketecektir kendini.
Eserin tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.👇kordergi.com/edebiyat/deneme...