Halil Korkmaz

SÖYLEYECEK SÖZÜ GÖSTERECEK HÜNERİ OLMAYANLARLA İLGİLİ İNCELEME
2/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 08:45
Baştan sona papaz, Tanrı, İsa adına yalanlar, hurafeler, saçmalıklarla dolu bir kitap. Kesinlikle kimseye önermem, tavsiye etmem. Özellikle çocuklardan uzak tutun. Tanrı, isa, kendi kutsalları üzerine yalan söyleyen birinden elbette her türlü kötülük beklenir. O sebeble de ister yerli ister yabancı papazların bu tür uydurmalarını sevmiyorum. "Söylenecek sözü, gösterecek marifeti olan Tanrı, İsa, Musa, Muhammed, Atatürk vs üzerine yalanlar, hurafeler uydurma ihtiyacı hissetmez" şeklinde bir ön yargım var. Kitap o yüzden bana bu kadar berbat gelmiş olabilir. Okuyarak kalın.
MektubPaulo Coelho · Can Yayınları · 20232,253 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ORTAÇAĞ İSLAM LİDERLERİ İLE İLGİLİ BİR İNCELEME
7/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 10:49
Aydın Usta, bir akademisyen ve pek çok kitabı olan bir yazar. Aydın Usta'nın kalemi ile Baybars'ın katibi İbn Abdüzzahir'in dilinden Baybars'ı anlatan kitabıyla tanıştım. Orta Çağ İslam Liderleri kitabı, okuduğum ikinci kitabı oluyor. Aydın Usta bu kitabında Gazneli Mahmud, Selçuklulardan Tuğrul ve Çağrı Beyler, Alparslan, Melikşah, I. ve II. Kılıç Arslan, Alâeddin Keykubad. Selahaddin Eyyûbî, Terken Hatun, Baybars, Kalvun, Raziye Begüm gibi 21 önemli bey ve sultanı kısaca ve özet olarak tanıtıyor. Dönem ise, Haçlı ve Moğolların Asya'yı kasıp kavurduğu 11 - 13 yüzyılı kapsıyor... Herkes herkesi öldürüyor, kimin dost, kimin düşman olduğu belli değil. SONUÇ OLARAK: Aynı günümüzde olduğu gibi, insanın canı ve malının ganimet sayıldığı bir devir. Yazar, süz konusu Müslümanlar olunca adalet vurgusu yapsa da hak, hukuk, adalet diye bir kavram dahi yok. Tabi öyle olunca başta, sultanlar, beyler olmak üzere hiç kimsenin can ve mal emniyeti yok. Dönem hakkında ufuk açıcı, ip uçları verilen beyler ve konularla ilgili detaylı okuma ve araştırmalara sevk edebilecek kolay ve merakla okunabilecek güzel bir kitap. Okuyarak kalın.
Orta Çağ Türk-İslam LiderleriAydın Usta · Türk Tarih Kurumu · 011 okunma
BAYBARS ve MEMLÜKLER ÜZERİNE BİR İNCELEME
5/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 08:54
Memlükler deyince ilk akla gelen Baybars olur elbette. Moğolların daha onlu yaşlarında esir alıp köle pazarlarında sattığı ve daha sonra Mısır'a Sultan olan ve Ayn Calut'da, Elbistan ovasında Moğollara haddini bildiren zat. Ve aynı zamanda Haçlıları İslam Coğrafyasında barınamaz duruma düşüren sultan. İbn Abdüzzahir onu, Aydın Usta'nın alıntıladığı kadar dağınık, karışık ve kötü anlatmamıştır elbette. Yazar ve yayınevi bu kitapta o kadar başarısız ki, bu kitaptan ne Memlükleri, ne Baybars'ı, ne de Baybars'ın katibi İbn Abdüzzahir'i anlamak mümkün. Burada üstün körü alıntılanan konuların her biri hakkında ayrı ayrı bir çok kitap, makale okumuş biri olduğum halde, hadiseleri ve anlatılanları anlamakta zorlandım. Yazar ve yayınevi galiba burada gerçekleri anlatmaktan ziyade din ve İslam pazarlama peşinde gibi geldi bana. Konuları ayrıntılı olarak bildiğim için kitap benim için son derece faydalı olsa da o dönemi bilmeyenler için kitabı okumak zaman kaybından öteye bir şey ifade etmez diyebilirim... Benim için kitabın tek kıymete değer yönü, yazar ve yayınevinin Baybars ve beylerinin sürekli olarak yağma talan peşinde koşmaları, şehirleri, kaleleri yakmaları, yaşlıları öldürüp kadınlara tecavüz etmeleri, genç kadınlarla, erkekleri, hayvanları, eşyaları pazarlarda satmaları, birbirlerine hediye etmeleri ve bunu da "İslam'ı yaymak, Allah-din için savaşmak" olarak göstermesidir. Burada açıkça gürülüyor ki, İslam ve İslam Orduları denen oluşumların İskender, Haçlı, Roma, Pers ordularından hiçbir farkı yok. O kadar ki, başta Musa, Muhammed, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Osmanlı ordularını bir araya getiren ana etken de zaten bu yağma talanlar ve tecavüzlerdir. Aydın Usta ve yayınevi bu yağma talan ve kıyımları bir başarı olarak gördüğü için bütün çıplaklığı ile anlatmakta bir
Kâtibinin Gözünden Sultan Baybarsİbn Abdüzzâhir · Yeditepe Yayınevi · 202119 okunma
TÜRKLER, MÜSLÜMANLAR ve VOLTAİRE ÜZERİNE BİR İNCELEME
10/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 19:18
Volteire pek tanımadığım, okumadığım bir aydın ve yazardı. Cahil Filozof adlı bir kitabını okumuştum lakin, o onun yazdıklarından bir derlemeydi. Yine bu kitabın da yazarın farklı yazılarından derlendiği anlaşılıyor. Volteire, burada Avrupalılara "siz yalan yanlış değerlendirmelerinizle Osmalıları eleştirmek yerine kendinize bakın. Siz sizin dininizden olmayan, sizin gibi düşünmeyenleri yakarken, ülkenizden kovarken Osmanlılar bunları yapmıyor. Bizden daha masrafsız, gösterişsiz, mert ve dürüstler. Üstelik kendi dindaş ve soydaşlarınıza göstermediğiniz sabrı, hoşgörüyü, tahammülü söz konusu Türkler olunca onlara boyun eğiyor, ses çıkarmıyorsunuz." diyor. Peki, Voltaire'nin tutarsızlıkları yokmudur? Hepimizin olduğu gibi, bu kitaptaki alıntılarda Voltaire'nin de ciddi tutarsızlıkları var elbette. Örenğin Muhammed'in sınırsız kadınla cinsel ilişkiye girebilme ruhsatını bir sapıklık değil, sınırlama olarak görüyor. Oysa İslam'da özgür kadın nikahlama hususunda bir sınırlama olsa da cariye - köle kadınla cinsel ilişkide bir sınırlama asla yoktur. Peki köle kadın insan değil midir!... Volteire, Roma'nın, Batı'nın ve bağnaz Yahudilerin köle hukukuna Muhammed'in de riayet etmesine sapıklık, haksızlık, hukuksuzluk, zulüm olarak görmüyor. Ayrıca Atatürk ve Cumhuriyet'in ilk yılları ve günümüz saray rejimiyle kıyaslandığında demokrasi, İnsan hakları, hukuk, adalet konlarında Osmanlı daha iyi olsa da Osmanlının bir demokrasi olduğunu söylemek abesle iştigaldir tabi ki. SONUÇ OLARAK Bu gün biz nasıl ki, Türk ve Müslüman olduğunu iddia eden ama Allah ve din ile aldatan üçkağıtçı, sahtekar, hırsız, zalim idarecilerimize ne diyor, onları nasıl eşeştiriyorsak Volteire'de 300 yıl önce aynısını Avrupalılara söylüyor. Ve görülen o ki, Osmanlının gerileme ve çöküş dömeminde bile dışarıda
Türkler Müslümanlar ve ÖtekilerVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 1969291 okunma
BİR KAYMAKAMIN GÖZÜNDEN YAKIN GEÇMİŞİMİZ
7/10
·374 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 09:13
Ali Küçükaydın'ın milletvekilliği döneminde sık sık gidip Zamantı, Göksu, Seyhan vadilerinde yapılan HES hoyratlıklarını dile getirirdim. Ben ona "köy okulları köy karakolları kapatılıyor, HES'ler, yollar bahane edilerek dereler, ırmaklar kurutuluyor, su yatakları hafriyatla dolduruluyor, dağlar, köyler boşaltılıyor, etnik kaydırma yöntemiyle Türkler Anadolu'dan atılıyor" derken, o tek kelime etmiyor, sanki beni duymuyor, sadece susuyor, susuyordu. Her gidişimde sitemler ederek, bir daha onunla görüşmeme kararı alıyor, sonra çaresizce tekrar gidiyordum... Aradan yıllar, yıllar geçti. Bir gün sahaflardan Estonya doğumlu Alman Etnolog Ulla Johansen'in "50 Yıl Önce Yörüklerin Yayla Hayatı" adlı kitabını araştırırken, onun "Ulla-Yörük Obasında Bir Alman Kızı" kitabıyla tanıştım. Kitabını bir solukta okudum. Ulla, sanki bir kitap değil, bitip giden kadim bir kültürün, medeniyetin üzerine söylenmiş bir ağıt, bir çığlıktı. Kitabı ikinci kez okuduktan sonra kapsamlı ve uzun bir inceleme yazdım. Ve bu incelememi kendisine de gönderdim. Kitap ve inceleme yazım üzerine uzun bir telefon sobetimiz oldu. Fakat ben onun doğanın, çevrenin adeta imha edilmesine, Anadolu'nun gönüllü milisleri olan Yörüklerin, köylülerin zorunlu göçe tabi tutularak dağların, köylerin insansızlaştırılmasına sessiz kalan siyasetçi Ali Küçükaydın'la Yörük yazar Küçükaydın'ın aynı kişi olduğunun hala farkında değildim. Bunu, Deli Habip kitabı çıkıp kendisiyle yüz yüze görüşünce ancak fark edebilecektim. Siyasetteyken haksızlıklar, hukuksuzluklar, karşısında (çaresizce) susarken, yazarken haksızlığa, hukuksuzluğa tahammülü olmayan biri vardı karşımızda. Son Yörük Küçükaydın, "Bir Kaymakamın Serencamı" kitabında da yine bir öğretmen, kaymakam, vali, milletvekili olmanın ötesinde dürüst, namuslu, yasa ve
Bir Kaymakamın Serencamı "Dün"Ali Küçükaydın · Gufo Yayınları · 20261 okunma