Korlan

Korlan
Kurt bulaşmıştı bakışlarına, bu yüzden Acun'un en etkileyici silahıydı gözleri. Ve beraber dolaşsın istemiştim ruhumuz, Asya'nın Bozkırlarında...
492 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Sevgili Dost, Ne okuyorsun❓️📖🍂 Niyet ettim bugün bu iletiye gelen yorum sayısı kadar sayfa okumaya.
Motivasyon
Korlan
Arkadaşıma Veda - Zülfü Livaneli
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Elveda Issık Göl, bitmemiş türküm benim. Seni nasıl beraberimde götürmek isterdim bilemezsin.Mavi sularını, sarı topraklı sahillerini. Ama yapamam bunu.Nasıl sevdiğim kadını beraberimde götüremiyorsam, seni de götüremem.”  Cengiz Aytmatov’un Al Yazmalım Selvi Boylum adlı hikâyesinde, olaylar bir gazetecinin ağzından anlatılmaya başlanır. Aytmatov’un bir çok hikâyesinde olduğu gibi bu eserde de geçmişe dönülür ve yaşananlar başlangıcından itibaren bir kaç kahramanın ağzından nakledilir. Bu eserdeki gazeteci; İlk Öğretmen veya Cemile hikâyesindeki ressam çocuktan farklı olarak, olayların tamamen dışında bir kişidir ve zaten onun hikâyedeki fonksiyonu tarafsız bir gözlemci olmaktan ibarettir.
Geçmiş
Korlan isimli okura yanıt verildi
Korlan
Büyük usta Aytmatov, bu güzel hikâyesinde de her zaman olduğu gibi insanlığın bitmek bilmeyen trajedisini başarıyla yansıtmıştır. Hikâyeyi bu kadar etkileyici kılan, kahramanların son derece gerçekçi bir dille tasvir edilmiş olmalarıdır. Hepimizin yüreği, hikâyenin sonunda İlyas ve Asel’in yeniden birlikte olmasını dilerdi belki de. Ama bazı hataların telâfisi olamaz. İlyas da bir hata yapmış ve elindeki mutluluğu bir daha geri gelmemek üzere yitirmiş, aşk bitmiştir…
“Elveda Issık Göl, bitmemiş türküm benim. Seni nasıl beraberimde götürmek isterdim bilemezsin.Mavi sularını, sarı topraklı sahillerini. Ama yapamam bunu.Nasıl sevdiğim kadını beraberimde götüremiyorsam, seni de götüremem.”  Cengiz Aytmatov’un Al Yazmalım Selvi Boylum adlı hikâyesinde, olaylar bir gazetecinin ağzından anlatılmaya başlanır. Aytmatov’un bir çok hikâyesinde olduğu gibi bu eserde de geçmişe dönülür ve yaşananlar başlangıcından itibaren bir kaç kahramanın ağzından nakledilir. Bu eserdeki gazeteci; İlk Öğretmen veya Cemile hikâyesindeki ressam çocuktan farklı olarak, olayların tamamen dışında bir kişidir ve zaten onun hikâyedeki fonksiyonu tarafsız bir gözlemci olmaktan ibarettir.
Geçmiş
Korlan isimli okura yanıt verildi
Korlan
Atıf Yılmaz, Aytmatov’un bu güzel hikâyesini filme de çekmiştir. Filmin başrollerini Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin paylaşmışlar, filmin senaryosunu ve diyaloglarını ise Ali Özgentürk yazmıştır. Filmin sonunda tercihini Cemşit(hikâyede Baytemir)’ten yana kullanan Asya(hikâyede Asel)’nın söylediği şu sözler “Sevgi emek midir?” tartışmalarına yol açmıştır: “Sevgi neydi? Issız akan bir dere, sessiz rüzgâr, okyanusun kıyısında kum tanesi, portakal çiçeğinde yağmur damlası… Sevgi emekti… Sevgi ardından gidilen ve bir türlü benim olmayan bir şey miydi?” Aytmatov ise bu hikâyeyi yazarken böyle bir tezi olmadığını, edebî eserin her okuyanda farklı düşünceler uyandırabileceğini belirtmiştir.
“Elveda Issık Göl, bitmemiş türküm benim. Seni nasıl beraberimde götürmek isterdim bilemezsin.Mavi sularını, sarı topraklı sahillerini. Ama yapamam bunu.Nasıl sevdiğim kadını beraberimde götüremiyorsam, seni de götüremem.”  Cengiz Aytmatov’un Al Yazmalım Selvi Boylum adlı hikâyesinde, olaylar bir gazetecinin ağzından anlatılmaya başlanır. Aytmatov’un bir çok hikâyesinde olduğu gibi bu eserde de geçmişe dönülür ve yaşananlar başlangıcından itibaren bir kaç kahramanın ağzından nakledilir. Bu eserdeki gazeteci; İlk Öğretmen veya Cemile hikâyesindeki ressam çocuktan farklı olarak, olayların tamamen dışında bir kişidir ve zaten onun hikâyedeki fonksiyonu tarafsız bir gözlemci olmaktan ibarettir.
Geçmiş
Korlan isimli okura yanıt verildi
Korlan
İlyas’a gelince, o Asel’i ve ona dair her şeyi geride bırakmıştır artık. Hayata yeniden başlayacaktır. Ayrılacağı gün, göle giderek tepenin üzerinde durur ve Issıkgöl’e, bitmemiş türküsüne veda eder. Issıkgöl’e seslenerek, gittiği yere onun mavi sularını, topraklı sahillerini da beraberinde götürmeyi istediğini söyler. Ama nasıl ki al yazmalı selvi boylu yârini beraberinde götüremiyorsa Issıkgöl’ü de götüremeyecektir. Bundan sonra İlyas, Issıkgöl’e, bitmemiş türküsüne, al yazmalısına sonsuza dek “elveda” diyecektir. Hikâyede Issıkgöl ile Asel arasında bir bağ kurulduğu görülmektedir: İlyas Asel’e de, Issıkgöl’e de “bitmemiş türküm” diye seslenir.