Ama o, yatırımlarını artık şahsi menfaatleriyle ilgili alana değil, manevi alana, ebed yurduna yapıyordu. İnanan için servetini, vereninin rızasını kazanmak uğrunda harcamaktan daha karlı ne olabilirdi? Kur'an'da; "Allah, müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır." müjdesi vardı. Bu Allah'ın insanlara bir lütfuydu. Kendi mülkünü, insanların istikamet ve iyi niyet tercihleriyle, yine kendi mülküyle onların yararına değiştireceğine vaadiydi. Henüz iman etmiş çölden gelmiş bir bedevi bunu duyup "Vallahi çok karlı bir alışveriş. Bu alışverişin bozulmasını asla istemem." derken, temiz fıtratlı ve elmas ruhlu Cennet'e müştak Hz. Ebu Bekir, bu karlı satışı nasıl görmezlikten gelebilirdi ? Rızasını aradığı Yüce Allah böyle bir alışveriş teklif eder de Ebu Bekir durabilir miydi ?
"Hayatta olmam sizin için hayırlıdır. Zira çözemediğiniz konuları soruyorsunuz (öğreniyorsunuz). Başkaları da size soruyor. Vefatım da sizin için hayırlıdır. Çünkü o zaman, bu dünyada yaptıklarınız bana gösterilecek. Hayırlı bir işinizi gördüğümde, bundan dolayı Allah'a hamd ederim. Kötü bir davranışınızı görünce de Allah'tan sizi affetmesini dilerim."