TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK BEĞENİ ALAN METİN SEVİL YAZISI:
(DİNİ HURAFESİZ YAŞAMAK KİTABIMDAN)
HAREZM’İN SIFIRI
Bin yıl önceki Müslüman bilginlerin ilimde ulaştıkları seviyelerden, buluşlarından bahsediyoruz. Harezmi’den, Biruni’den, Farabi’den, İbn Sina’dan dem vuruyor, övünüyoruz. Utanmamız gerekirken!.. Bu buluşlardan bir tanesi de Harezmi’nin (Ö: 850) sıfırıdır, yani bildiğimiz matematikteki sıfırı bu Müslüman bilgin bulmuştur. Tıpta, astromide, matematikte daha nice çağlara ışık tutan buluşlar o devirlerde yaşamış Müslüman bilginlerin eseridir. Peki ne oldu da şimdi böyle oldu, sonrasında bir arpa boyu bile yol alamadık, gavurlar bizi koydu da geçti?
H. 5.-6. Asırlarda öve öve bitiremediğimiz tasavvuf ve tarikat oluşumlarının ortaya çıkmasıyla başladı her şey bence. İslam ümmeti mistizmin engin dehlizlerinde boğuldukça boğuldu. Evliya masallarını, keşfi açık keramet sahibi büyüklerin hallerini dinledikçe kendinden geçti. Bedava, kolay, kestirme cennet yollarını aramaya başladı/önüne konuldu.. Allah’ın kitabının yerine Mesvnevi’yi, İhya’yı, Kimyayı Saadet’i, Mektubat’ı, Saadet-i Ebediyye’yi, Marifetname’yi, Kara Davut’u vs. başucu kitabı yaptı. Ee hal böyle olunca da Allah “..Dünyadan da nasibini unutma..” (28/77) dese de bu kitaplarda fazileti övüle övüle bitirilemeyen “ZÜHD” kavramına aklı daha çok yattı. Hatta Allah böyle dese de bu kitaplarda ve zamanın ilim merkezleri Bağdat, Kufe, Semerkand, Basra vs.de alimler acaba beyaz undan buğday ekmeğini arpa ekmeğine tercih edenin zahidliği düşer mi diye tartıştı. Kimi önemli eserlerde "dünyaya tuvalet gibi bakılmalıdır, sadece zaruret miktarınca ilgilenilmelidir, bunun haricinde hemen yüz çevirilmelidir", “Dünya bir leştir, taliplisi köpeklerdir” diye yazıldı.
“Kafirlere gücünüz yettiğince kuvvet ve savaş