Önümde uzun ve güzel yollar var ve yürümeye değer, hatta koşmaya. Böyle devam sevgili kendim.🤍
Başarman gereken çok şey var sevgili kendim. Bazen yürümeye, bazen koşmaya, dizlerin kanasa bile, kalbin kırılsa bile yola devam.🌿
Reklam
Fırtına getiren geliyor. Ölme zamanı! Koşmaya devam etmelisin. Fırtına getiren geliyor. Kara bulutlar toplanıyor. Gün ışığını kırarak. Kaçmak nafile. Çünkü senin için geliyor. Deep Purple - Stormbringer youtu.be/4C2K889u_90?si=...
#𝙇𝙊𝙆𝙈𝘼𝙉_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌷Biz insana, anne-babasına mümkün olan en iyi şekilde davranmasını emrettik. Annesi onu nice zahmetlere katlanarak karnında taşımış; sütten kesilmesi de iki yılı bulmuştur. Onun için, ey insan, bana şükret, ana-babana da teşekkür et. Unutma ki, sonunda bana dönecek ve yaptıklarının hesabını vereceksin. 14 Eğer anne-baban seni, ilâhlığına dâir bilgin olmayan şeyleri bana ortak koşmaya zorlayacak olurlarsa, o takdirde onlara itaat etme. Fakat yine de dünyada onlara gerektiği ölçüde sahip çık. Sen, her işinde bütün gönlüyle bana yönelmiş, sürekli benim rızâmı arayan seçkin kulların yolunu izle. Sonunda dönüşünüz bana olacak, ben de bütün yaptıklarınızı size tek tek haber vereceğim. 15 #Tefsir: 📖 📖 Anne-babaya iyilik İslâm’ın önde gelen ahlâkî esaslarından biridir. Anne-baba müslüman olsa da olmasa da onlara mutlaka iyi davranılmalıdır. müslüman iseler seve seve iyiliğe devam etmek, şâyet değilseler yine de İslâm’ın bir emri olarak onlara iyilikle sahip çıkmak lazımdır. Meselâ günaha iştirak etmeksizin yemek, içmek, giymek gibi ihtiyaçlarını düzene koymak, eziyet etmemek, ağır söylememek, hastalıklarını tedâvi ettirmek ve vefatlarında defnetmek gibi dünyaya ait yardımlarda bulunmak bu kabildendir. Ancak ana baba müslüman olmamakla birlikte, bir de çocuklarını körü körüne Allah’a şirk koşmaya zorlarlarsa, onlara bu hususta kesinlikle itaat edilmemelidir. Çünkü Allah’a isyan sayılacak emirlere itaat etmemek de dinin temel esaslarından biridir. Âyet-i kerîme, Mekke döneminde ana babaları tarafından şirke zorlanan gençlere bir çıkış yolu göstermek için indirilmiştir. Nitekim bunun en dikkat çekici misallerinden biri şöyledir: Ashâb-ı kirâmdan Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a.), annesine karşı itaatkâr bir evlattı. Bu mübârek sahâbî İslâm’la şereflendiği
Sokaklardaki garip akımı Avucunun içinde tuttu, yumuşacıktı. Tersini çevirdi. Düğümleri saymak ister gibi elini gezdirdi."  "Sayamazsın dedi, "Ancak dokuyan bilir bir parmaklık mesafeye kaç düğüm sığdırdığını." Zehicanv@Havinbaran· Nar Ağacı Nazan Bekiroğlu Orhan Veli kalemi usta bir marangoz gibi kulağının arkasına koydu bak dedi Melih Cevdete şu işportacının yüzündeki gülümsemeye işportacı rıdvan tüm gücü ile bağırıyordu ver parayı gör Ankarayı diyerek haydarpaşa garının önünde kart karıyordu bir dilim ekmek nelere kadirdi kimi maraton koşucusu gibi zabıtadan kaçıyor derken zabıta çelebi düdüğe öyle bir asıldıki bir dilim ekmek için boğazı düğüm düğüm olan martılar kargalar kaçmaya başladı işportacı rıdvan kaçın ula hödükler martavallar bey ablalar koca abiler diyerek koşmaya başladı ancak zabıta irfan uzun mesafede daha hızlı koşmayı başararak boğazı düğümlenen işportacı rıdvana bileziği takmayı başarmıştı ne büyük başarı Melih Cevdet şiirine bir konu bulmuştu dergide kötü hissettiği zaman kargalar bile göç ediyordu orhan veli işte dedi oktay rıfata aradığımız şiir dili bu sokaktaki adamın en yalın en çıplak halini şiirimize taşıyacağız orhan veli sordu acaba bu insan arkadaşlar huzurun olmadığı sokaklarında kargaların bile yiyecek bulamadığı bir memlekette nasıl yaşayıp var oluyorlar onu melih cevdet cevapladı ekmeğin değerini onu kazanan değil bir dilim ekmek için mücadele eden hapsi göze alıp içerde yatana sormalı garip akımı 3 garip kalem 3 garip şair Kendisine yardım edilemeyen birinin yardıma ihtiyacı da yok demektir. Yaşamaktan sıkıldıysa kimsenin onu engellemeye hakkı olamaz." Kapı Magda Szabo H. Yavuz H. Yavuz Dergi hazırlıklarına son sürat devam eden orhan veli yeni şiir eski sanatın kaybettiği okur kitlesini kazanmaya ve geniş başarı zevki üzerine
Duygu ve Düşünce
Sürekli para kazanma telaşı içerisinde çabaladığım, her işimi sonundaki kazancı düşünerek yaptığım yıllarda bir gün dedem çağırdı ve “oğlum eğer paranın peşinde bu şekilde koşmaya devam edersen para senden imtihanın olmak için kaçar, eğer ki işini iyi yapmaya odaklanır, paraya bir takdir olarak bakarsan para senin imtihanın olmak için sana koşar. Para için bu kadar hırpalama kendini, yoksa o seni hırpalar” dedi. O günden sonra hiçbir işimi para odaklı yapmadım. İşe inandığım için yaptım. Ve hiç parasız kalmadım, kazançsız çıkmadım. Buraya not olarak bırakayım belki benim kadar işine yarayan olur.
Reklam