Bir davranışın "bilinçli" olduğundan kastımızın ne olduğu henüz çözülmemiş bir sorunken, "bilinçsiz" olduğundan kastımızın ne olduğu konusunda bu kadar emin konuşmamız, yine olsa olsa düalist eğilimlerimizin bir uzantısı olabilir.
Bir nesnenin sesi nasıl o nesnenin kendisi değilse; ya da bir nesnenin kokusu nasıl o nesnenin kendisi değilse, bir nesnenin görüntüsü de o nesnenin kendisi değildir.
Oysa tüm yanılsamaların en büyüğü budur: ne gözlerimiz dışarıya açılan bir pencere, ne de gördüğümüz şey gerçek dünyanın kendisidir; gördüğümüz dünya yalnızca gerçek dünyanın görsel sistemimiz tarafından yaratılmış olan görüntüsüdür.
Niyetlenme gibi bilinç düzeyinde yaşanan pek çok davranışın temelinde, beyinde gerçekleşen bilinç dışı süreçler yatmaktadır. Daha doğrusu bilinçli davranış ve deneyimlerimiz bile beyinde gerçekleşen bilinçsiz süreçlerin ürünü olarak ortaya çıkmaktadır.