Ne kadar yakın olduğumuzu düşünsek de kimse kimsenin hayatında değildir. Artık yalnızca birbirimizin hayatından teğet geçtiğimizi kabul edebilirim. Ne zaman nereye üye olup kalacağı belli olmayan insanlarız. İnsanların büyük aşkları, en derin kardeşlikler ve hatta birinin öz evladı olmak tanışıklıktan öteye gidemiyor. İnsan Can paltosunu tek başına taşıyor ve kimselere haber veremeden çıkarıyor üzerinden.
Kendimi anlatamamanın binbir yolunu biliyorum. Çünkü ben, un ufak olmuş sözleri ağzından çıkarken kristalleşen ve bazen bir alfabenin içine üfleyemediği sesi, ağzını açar açmaz buz tutan biriyim. Şu büyük hayat kitabında, kimsenin dönüp okumadığı birkaç satırlık bir dipnot olarak geldim bugünlere. Bağrında anlatmak istediği sözler saklayan; bakılsa, gürülte, bir karmaşayı ortadan kaldırabilecek açıklamaları olan biri olarak. Bunları size yazıyorum çünkü talebimi ancak yıkımın tek kişilik tarihini açıklayarak gerekçelendirebilirim. Ben, kimsenin muradına ermediği bir Ortadoğu masalının içinde doğdum. Bir varmış, bir yokmuş ve sonra hiç olmamış.