6/10
·96 syf.··
2021 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 16:53
Bu kitapla ilk karşılaşmamız, fikirlerine çok kıymet verdiğim bir arkadaşımın okuma paylaşımları için kullandığı instagram hesabında olmuştu. Hatta çok net hatırladığım bazı eserler ve yazarlarla birlikte bu kitabı da günlerce övmüştü. O övgülerin yazıldığı fotoğraflar da, gerçekten ilgi çekmeyi başarıyordu ama bunun nedeni hesap kullanıcısından ziyade kitabın kendi tasarımıydı. ( Uğurböceği Yayınlarından çıkan baskından bahsediyorum.) Kapak tasarımı zihnimi birbirinden apayrı yerlere götürdü aslında. Mesela yazarın çocuk kitapları yazdığını öğrendiğimde, kapakta bir çocuğun fikir dünyasını gördüm. İçeriğindeki gökyüzü hayranlığını okuduğumda, siyah seyreltilmiş karalamaların tepesindeki mavi baskılı Hüzünlü Tebessümleri. Kitabın sağ kolundaki bisiklet ve onun sepetinin hemen köşesindeki kuş görseli bana fedakar ve mütevazi bir öykü kitabını çağrıştırmıştı. Genel tasarımla ilgili olumsuz eleştiri olarak ise arka kapak yazılarını söylemeliyim. Çünkü ön kapağı ne kadar beğendiysem, arka kapağı o kadar beğenmedim. Bence ön kapakta yaratılmış soru işaretlerini yok etmeyecek sade bir cümle bulunmalıydı. Bu şekilde basılması gerçekten de ‘ çocuk kitabı gibi mi yani ‘ önyargısının oluşumuna sürüklüyor insanı. Ve hatta yazarımızın isteği olan samimiyeti ön kapakta fazlasıyla yakalayıp, arka kapakta ticari ve oluşumu zedelenmiş bir eser izleniminde buldum kendimi maalesef. Baştan da belirttiğim gibi beğenilmesi hariç içeriğiyle ilgili pek bir bilgim olmadığından kapağını araladığımda epey şaşırdım. Türüyle ilgili ne desem tam kestiremiyorum o sebeple ifadelerimi lütfen mazur görün. Ama bana, maddelenmiş halde sunulan küçürek öykü eseri ya da aforizmalarla belli imgeleri birleştirerek yazılmış bölümsel anlatıları çağrıştırdı. Kurduğum son cümle size çok karışık gelmiş olabilir
Hüzünlü TebessümlerÖzkan Öze · Uğurböceği Yayınları · 2019733 okunma
7/10
·160 syf.··
2021 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 17:59
Tungsten Dayı kitabını okuyanlar bilir, Oliver Sack "bütün disiplinler arasında rahatlıkla dolaşabilecek" alt yapıya sahiptir. Ölümünden önce yazdığı bu son kitabında kendi tarzıyla, bellek, bilinç, zaman zaman müzdarip olduğu kriptomnezi vs konularına değiniyor. Kitap Sacks nihai baskısının son okumasını yapmadan basılıyor ve bu yer yer kendisini hissettiriyor. Her bölüm aktardığı konulara giriş niteliğinde olup, sonrasında bir çok okuma isteği uyandırıyor.
Bilinç NehriOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 2019165 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·736 syf.··
2020 11. kitabı
"Gülün Adı" okuyucunun geleneksel bir tarihsel kurgu eserine başlamak üzere olduğunuz beklentisiyle hafifçe alınacak bir kitap değil. Umberto Eco bu kitabın okuyucusundan çok şey bekliyor. Öncelikle Ortaçağ'ı çok iyi kavramak lazım. Tarihsel bağlamda, öykü Papanın İtalya'daki konumundan Avignon'a taşındığı sırada başlıyor. John XXII, Fransa Kralı tarafından Kutsal Roma Kilisesi'nin başına getirilen bir Papa'dır. Bununla birlikte, 1327'dir ve büyük bir memnuniyetsizlik, bir Fransız Kralı'nın Kilise üzerinde siyasi etkisi olması gereken Avrupa'yı sarsmaktadır. Geleneksel olarak, Roma İmparatorluğu'nun Batı ve Doğu arasındaki bölünmesinin ardından, Kilisenin laik koruması, Almanya'nın kraliyet ailelerinin üyeleri tarafından sahip olunan Kutsal Roma İmparatorluğu İmparatoruna düşer. O yıl, IV.Louis kendini İtalya Kralı ilan edecek ve 1328'de Kutsal Roma İmparatorluğu'nun bir sonraki imparatorunu taçlandıracaktır. Louis'in İtalya'ya girişi kaçınılmazdır çünkü Fransa Kralı Phillip, Napoli Kralı ile bağlantısıyla "Fransız" Papa ile ittifak kurmaya teşvik etmiştir. Louis'in sempatileri ya da belki de politik zekası, onu yoksulluğun hayatına adamış olan Fransiskan Tarikatını desteklemeye iter. Bu, Franciscan Emirlerini sıradan insanlar arasında yıkıcı bir güç olarak gören John XXII tarafından yayınlanan Papal Bulls ile doğrudan çelişir. Fransiscan'ın, özellikle Fra Dolcino liderliğindeki Psuedo-Havarilerin sürgünleri İtalya'da mutlak kaosa yol açar. Dolcino'nun ortak takipçileri zenginlere evrensel bir yoksulluk durumu getirmek için saldırır. Zengin olmamalı. Fakir olmamalı. Dolcino'nun nihai hedefi, Kilise ihtiyacını ortadan kaldırmak ve halkın otoritesine yerleştirmektir. Baskerville'den William, Melko Manastırı'na gitme amacı, Papalık, Minorit veya Fransiskan emirleri ve
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma