Go oyununun en güzel yanlarından biri, kazanmak için yaşamak gerektiğinin, ama aynı zamanda ötekini de yaşatmak gerektiğinin kanıtlanmış olması. En açgözlü olan oyunu kaybeder. İnceliki bir denge oyunu.
Güzellik nerededir? Diğerleri gibi ölmeye mahküm büyük şeylerin içinde mi, yoksa hiçbir iddiada bulunmadan, anın içine bir sonsuzluk tomurcuğu yerleştirmeyi bilen küçük şeylerde mi?
Çay Kitabı'nın yazarı Kakuzo Okakura gibi ben de çayın önemsiz bir içecek olmadığını biliyorum. Bir ritüel halini aldığında, küçük şeylerdeki büyüklüğü görme yeteneğinin merkezini o oluşturur.
Bir savaşçı kontrol etmeyi bilir. Başka bir insanı değil, kendi duygularını kontrol etmeyi bilir. Duygularımızı kontrol etmeyi yitirdiğimizde duygularımızı bastırırız, duygularımızın yönetimi bizde olduğunda değil. Duyguların kontrolü, onları bastırmak anlamına gelmez.