Günlük yaşamımızda bilerek veya bilmeyerek birçok kavramı hakiki mânada kullanmıyoruz. İşin garip tarafı bu kavramların dayandığı esasları öğrenmek için gayret de etmiyoruz. Kullandığımız her kavramın geçmişten izler taşıdığını unutuyoruz. Kavramlar gerçek bağlamında kullanılmadığı zaman zihnimiz karışıyor ve farkında olmadan varoluş sancısı çekiyoruz. Geçmişimizle ve geleneklerimizle bağ kurmadan var olmaya çalışıyoruz. Ancak olamıyoruz. Bu kitap, sözlerin hayatımızdaki etkisini, ele aldığı her konuda gözlerimizin önüne seriyor. Toplumumuzdaki kişilik bozukluğunu ve tutarsızlıkları, kavramlardan davranışlarımıza kadar bir bütün olarak ele alıyor. Yazar, gündelik yaşamdaki olaylarda ve karşılaştığı kişilerde; düşünce, din, siyaset, medeniyet, sanat, müzik, mimari, gelenek ve insani ilişkiler gibi birçok alanda bu çekişkilerin izlerini okuyucuya gösteriyor. Konuyu nihayetinde kulluğa, adam olmaya ve ahlaklı bir insan olmaya getiriyor. Bunun nasıl yapılacağına dair önerilerini sıralıyor. Kur’an ve sünnet’e dayalı bir düşünce sisteminin ve yaşamın bizi iyiliklere, güzelliklere ve hayırlara ulaştıracağını sık sık dile getiriyor.