Bir İslam devleti mümkün müdür? Yazar,bunu sorgulayarak işe başlıyor. Yazmaya başlamadan önce şunları diyeyim, vaktiniz varsa ve kitabın konusunu merak ediyorsanız okuyun derim. Ayrıca kitabın ana argümanlarını neredeyse ifşa ettim, yoğun bir şekilde spoiler verdim. İnceleme yaparken mümkün olduğunca objektif olmaya gayret ettim. Hazırsanız başlayalım:
Bir İslam devleti mümkün müdür? Yazar Hallaq, içinde yaşadığımız modern çağda, bir İslami yönetimin kurulamayacağını, kurulsa bile, sürdürülebilir olmayacağını söylüyor. Yazar, İslami yönetimin imkansızlığını "İslam'ın kendisinden değil", modernitenin kendisinden kaynaklandığını savunuyor. Yazara göre, pozitivizm temeli üzerine kurulan modern devletin halka bakış açısı ile, İslam'ın halka bakış açısının farklı olduğunu söylüyor. Mesela, modern devletlerde askere çağrıldığında gitmek zorunluyken, İslamiyette böyle bir uygulama görülmez. Modern devletin vatandaşı da kendisi de narsist-hedonist iken, İslam ahlakı üzerine kurulan devlette böyle bir felsefe bulunmaz diyor. Yani modern devlet, kerameti kendinden bilir, İslam ise Allah'tan. Modern devlette son otorite, yine modern devlet iken, İslamiyet'te son otoritenin Allah olması, modern devletin metafiziğine ve kuruluş felsefesine ters düşeceğini vurguluyor. Modern devlet, pozitivizm üzerine kuruludur. Yani olan üzerine kuruludur, olması gerekeni düşünmez. Olması gerekeni savunmaz. Dolayısıyla, "ahlak"ı veri almayan bir devlettir modern devlet. İslam ise, ahlakı veri aldığından, İslami bir modern devlet mümkün değildir diyor. Yani yapısı gereği ahlaki normları kabul etmeyen modern devlete ahlaki bir görev yüklenemez, diyor. Hegel'in "etik devlet/ahlak bekçisi olan devlet" teorisinin çabucak unutulmasının sebebi de budur. Modern devlet, daima kendi varlığını referans alır.