gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
"Gurur" dedi, "aslında çok sıklıkla rastlanan bir kusur. Bugüne kadar okuduklarım beni öyle olduğuna ikna etti. Insan doğası gururlu olmaya özellikle yatkınmış ve gerçek olsun, hayali olsun, herhangi bir özelliğinden dolayı bir tür kendini beğenme duygusu yaşamayan hemen hemen hiç kimse yokmuş. Kibirli ve caka satmaya meraklı olmak ile gururlu olmak farklı şeyler, gerçi bu iki sözcük zaman zaman eş anlamlı olarak kullanılıyor. Bir insan gösterişçi olmadan da kibirli olabilir. Gurur daha çok bizim kendimizi nasıl algıladığımızla ilgili olan bir durumdur ama kibirli ve caka satma meraklısı olmak, başkalarının bizim hakkımızda neler düşündüğüyle bağlantılıdır."
İyilik dolu gözleriyle ve hep o güzel tebessümüyle yüzüme bakıyordu. Bütün bunlar, sadece bir amca şefkati ile bir nine muhabbetinin dolduramadığı, daha derin, daha sıcak bir şeyn gizli gizli hasretini çeken körpe ruhuma anlatılmaz bir ferahlık veriyordu.
Dünyada her şey hiç olabilir. Fakat ebediyet bile senin dudaklarından dudaklarımın topladığı zevki yok edemez. Ben bu zevki hâlâ, her an duymaktayım. Hayatımın o parçası her zaman alevli, her zaman ışıklı kalacaktır.