gerçek yaşamla yaşanmamış yaşam arasındaki, olduğumuz kişiyle olmak istemediğimiz kişi arasındaki en kısa mesafe, ünlü ressam M.C. Escher'in şeytani bir acımasızlıkla tasarlamış olduğu bükümlü bir merdivendir.
Haruki Murakami
Oncelikle.. gercekten uzun blr inceleme olmasini dileyerek basliyorum yazmaya. Bu benim ilk incelemem olacak bu yuzden tam olarak bir fikrim yok? yani nasil bir giris de bulunmam konusunda fakat yine de heyecanliyim.
Zemberekkusu'nun Guncesi yaklasik benimle bir bucuk yildir birlikteydi. Bu kitap benim dogum gunu hediyemdi ve hemen baslamamistim. Cok yakin arkadasim internette kitap oneren bir sayfa sayesinde bana bunu aldigini soylemisti ve konusu, yazari hakkinda da bir fikri yoktu. Iste boylelikle ben de Haruki Murakami ile tanistim. Bu mukemmel yazarla tanisma hikayem boyle basladi. Arkadasima bunun icin minettarim.
Kitabi bu kadar uzun bir sure okumamin bircok nedeni var. Kesinlikle sıkıcı oldugundan veya akıcı olmadıgından degil. Aksine bu kitap sayesinde bazen hayatimin duragan oldugu zamanlar, her okudugumda aktigini hissettim. Kitabi okumaya basladigim zamandan itibaren hayatim daha da zorlayici olmaya basladi. Depresyonla mucadele ettim. Sevdiklerimi kaybettim. Anneannemi ve evcil hayvanim kedimi, Badem'i kaybettim. Ailemden hastalananlar oldu ve parasal sıkıntılar cektik. Kac kez yikim yasadim ve geri toparlanmak icin ugrastim. Fakat bilirsiniz; hisleriniz ve duygularinizin daha da guclenmesi icin oncelikle bir yikim yasamaniz gerekir. Daha sonra kendinizi bu yikimdan cikarabilmek icin aklinizi calistirir bir yol arar ve gitmek kosup kacmak istersiniz. Ben de bunu her lstedlgimde elimde Zemberekkusu'nu buldum. Benim icinde dunyanin zemberegini kurdu. Kitapta ki en sevdigim uc karakter Toru Okada, Kumiko ve May kasahara oldu. Onlari aklimda tanidigim bazi japon oyunculari dusunerek hayal etmek cok zevkliydi.
Ve beni en cok etkileyen kisim ise, kitapta ki olaylarin bazen gercek disi, yani karakterlerin hayalleri ile baglantili olmasiydi. Ic konusmalar