Gazali'nin burada yaptığı en önemli iş sûfi metodunu sünni imanının tahkiki için bir vasıta haline getirmiş olmasıdır.
Böylece ona göre aslolan sünni itikadıdır, ancak bu imanı akla dayalı ilim veya felsefe yoluyla tahkik etmek imkansızdır.
Gazali'nin "sünni tasavvuf" anlayışını yerleştirmek üzere çalışan diğer şahsiyetlerden farklı ve orjinal tarafı, onun islamda sünnilik ve tasavvuf veya şeriat ile tarikat diye iki ayrı cereyanı uzlaştırması değil, bu ikisinin bir olduğunu göstermesidir.
Nitekim Gazali'den sonradır ki, artık ulema ve sufi diye ayrı zümreler yerine alim-sûfiler veya sûfi-alimler ortaya çıkmıştır.
Sünni müslümanlıkla sûfi hareketi arasındaki bağlantının muhafazası ve sûfiliğin islam-dışı bir istikamet tutturmaması için sarfedilen gayretlerin en büyüğü ve en önemlisi Gazali'nin çalışmalarıdır.