Kişi ölümden çok, ölümün eşlik ettiği mutlak yalıtımdan korkar. Hayatı hep ikişer ikişer sürdürmeye çalışırız ama her birimiz tek başımıza ölmek zorundayız; kimse bizim için ya da bizimle birlikte ölemez. Yaşayanın ölenden kaçınması nihai mutlak terk edilmenin işaretidir.
Taciz görmüş çocukların kendilerini işlevsel olmayan ailelerinden ayırmalarının çoğunlukla zor olduğunu, oysa çocukların sevgi dolu, iyi anne babalardan çok daha az çatışmayla uzaklaştıklarını açıklıyorum. Sonuçta iyi bir ebeveynin görevi, çocuğunu evden ayrılabilecek kadar güçlü kılmak değil midir?