“Ruh huzuru ve insanın kendi halinden sevinç duyması muhteşem bir duygu. Bu mücevher, güzel ve değerli olduğu ölçüde kolay kırılır da olmasa keşke , sevgili dostum .”
“O kadar çok kendimle uğraşıyorum ,yüreğimde öyle fırtınalar esiyor ki , diğer insanları kendi hallerinde bırakmayı yeğliyorum ; keşke beni de kendi halime bırakabilseler.”
“Niçin siz insanlar,” diye haykırdım, “bir konudan söz etmek için , hemen , bu budalacadır, şu akıllıcadır, bu iyi , şu kötüdür demek zorundasınız ! Bu ne anlama geliyor? Yargıladığınız eylemin içsel koşullarını araştırdınız mı ? Eylemi meydana getiren , onu bir zorunluluk haline getiren nedenleri kesin olarak belirleyebiliyor musunuz? Eğer böyle yapmış olsaydınız yargılarınızı öne sürerken bu kadar aceleci olmazdınız.”