Salim Kürşat Aydos

Salim Kürşat Aydos
@ksk_
Puan vermedi
Avrupa'da başlayan askeri devrimin kökenlerinden 20.yy a kadar geldiği süreci işlemiştir. Macciavelli'nin teorilerinden Vauban'in kale istihkamlarina, Nassaulu Maurice'den Gustavo Adolphus'a birçok önemli askeri teorisyen ve mucitten bahsettiği gibi ağırlıklı olarak Napolyon ve Grand Armee'si üzerinden zorunlu askerlik sistemli ve büyüyen ordu ve cepheler hakkında detaylı incelemeler yapmıştır.
Askeri DevrimGeoffrey Parker · Küre Yayınları · 200627 okunma
Reklam
Puan vermedi·456 syf.··
2020 47. kitabı
Bir ülkede siyaset ne kadar önemliyse o ülkenin coğrafi konumu da siyaseti kadar önemlidir. Bu kitapta devrimin neden ve şartlarda yapıldığı dünyaya etkisi, toplumsal sonuçları çok güzel anlatılmış. Coğrafyanın diğer bilimler içindeki yeri, bağlantısı ve tarihe etkisi yalın bir dille aktarılmış. Kendi alanında uzmanlaşmak isteyenlere tavsiye ederim.
Coğrafya ve DevrimDavid N. Livingstone · Yapı Kredi Yayınları · 201023 okunma
Fransa’ya yapılan Blitzkrieg’den bir yıl sonra Rusya’ya açtığı savaş sırasında da Alman ordusunun doğa yasalarına itaat ettiği gözlemlenmiştir. Batı Rusya, özellikle mekanize birliklere sahip bir işgalci ordusuna hareket özgürlüğü verir gibi görünür. 1941’deki sınırıyla Leningrad (St. Peterburg), Moskova ve Kiev arasındaki 960 kilometrelik mesafede arazi 150 metreden fazla yükselmez, göz alabildiğine uzanan ağaçsız ormanda akan nehirler, ilerleyen ordunun yolunu kesmek yerine, paralel akar gibidir. İşgal güçlerine engel olabilecek hiçbir katı cisim yoktur. Ama tam ortasından Rusya’nın en büyük nehri olan Dinyeber ve Niemen sırasıyla Karadeniz’e ve Baltık Denizi’ne doğru akmaktadır. İki nehrin kaynak noktaları sayısız ayak noktalarıyla birlikte 64.000 kilometre karelik Pripet bataklığını oluşturur. Askeri hareketlere hiçbir olanak tanımayan bu bölge Alman Genelkurmayı’nın haritalarında Wehrmachtloch (Krallık orduları deliği) olarak geçer ve kayda değer hiçbir Alman gücü bulunmaz. Sonuçta Alman ordusuna karşı savaşan Sovyet partizanlarının ana eylem merkezi haline gelir ve ordunun Rusya’daki ön safları doğuya doğru ilerlemeyi sürdürdükçe, tüm komutanları rahatsız eden bir şekil alır.
Sayfa 121
Tarih