Kadın da yaşamaktan yorulmuş gibiydi. Ben de öyleydim, dünyaya karşı korkularım, kaygılarım var; para, tavırlar, kadınlar, dersler...
Düşündükçe daha fazla sabredip yaşayabileceğimi sanmıyordum.
Ben Tanrı'dan bile korkardım.
Tanrı'nın sevgisine değil, gazabına inanırdım.
İnanç.
Bu yalnızca Tanrı'nın kırbacını yemek üzere mahkemeye çıkıyormuşum gibi bir histi.