Nilgün Bican

... "Bunun ne anlama geldiğini tam olarak anlayabildiğimi sanmıyorum." "Yani fakir daha da fakirleşiyor, zengin daha da zenginleşiyor ve asıl sınıf ayrımı borç alabilenlerle alamayanlar arasında. Çünkü insan ne kadar para kazanırsa kazansın ay sonunda yine de para konusundaki endişeleri yüzünden uykuları kaçıyor. Herkes komşusunun sahip olduklarına bakıyor ne 'Bunu neyle aldılar ki?' diye düşünüyor. Çünkü herkes imkanlarının ötesinde bir hayat sürüyor. Bu yüzden de gerçekten zengin olanlar bile kendilerini zengin hissetmiyorlar çünkü nihayetinde alabilecekleri tel şey, ellerinde zaten olan bir şeyin daha pahalı bir versiyonu. Hem de borç parayla." "Kumarhanede çalışan bir adamdan kimsenin kaybettiği için mahvolmadığını duymuştum. Onları asıl mahveden, kaybettikleri parayı geri kazanmaya çalışmalarıymış. Bundan mı bahsediyorsun? Borsanın ve emlak piyasasının çökme sebebi bu mu?" "O da olur. Öyle daha rahat edeceksen" ....
Sayfa 254·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sence yeşil hareketle böyle dalga geçmen, bünyesinde çalıştığın finans sektörüyle taban tabana zıt olmasından kaynaklanıyor olabilir mi?" "Yeşil hareketin gülünç görünmek için herhangi bir yardıma ihtiyacı yok! Ayrıca ben finans sektörünü değil, ekonomik sistemi savunuyorum." "Ne farkı var?" "Biri semptomdur, diğeri ana problem." "Ekonomik sistemi biz yaratıyoruz ama, değil mi?" "Sorun da bu zaten. Fazla güçlü yapmışız. Ne kadar aç gözlü olduğumuzu unutmuşuz. Kendi evin var mı?" "Evet" "Peki kredisi var mı?" "Herkesin yok mu?" "Hayır. Ayrıca eskiden ev kredisi geri ödemen gereken bir şeydi. Ama şimdi bütün orta gelirli ailelerin muhtemelen ömürleri boyunca biriktiremeyecekleri kadar ev kredisi borçları var. Yani banka artık insanlara borç vermiyor. Sadece finansman sağlıyor. O zaman da evler ev olmaktan çıkıp bir yatırıma dönüşüyor." ....
Sayfa 253·Kitabı okudu
Ölü yaprakların çatırtısından, serin kasaba havasını solumaktan ve de hayatımızın bir anından diğerine doğru yolculuk ettiğinizi bilmekten daha tatmin edici ne olabilir? Bazen gideceğiniz yerden ziyade bir yere gidiyor olmanızın daha önemli olduğunu düşünürüm. Sadece varış noktasına odaklanmamalı, yolculuğun tadını çıkarmayı bilmelisiniz. İnsanlar sık sık "başarmanın" nasıl bir his olduğundan bahsederler ama yola koyulmak bir yere varmaktan çok daha değerlidir. Eğer fazla erken başarır ya da fazla erken varırsanız işte o zaman gidecek başka yeriniz kalmaz. Başarı da tıpkı sevgi gibidir - kıymetini herkes bilmez, ona sahip olsalar bile. Dahası, yaşamak daima ileriye bakmak, yola devam etmektir. Asla arkanıza bakmayın çünkü o zaman kendinizi kaybolmuş hissedebilirsiniz.
Sayfa 302
Kitapları kategorize ettiğimiz gibi insanları da kategorize etme huyumuz vardır: Bir türe tam uymazlarsa onları ne yapacağımızı, nereye koyacağımızı bilemeyiz. Ben her zaman uyum sağlamakta güçlük çektim ama büyüdükçe önemsemez oldum. Bana sorarsanız, herkesle aynı olmak çok abartılıyor.
Sayfa 288
İnsan hayatı ampule benzer, onları değiştirmek düşündüğümüz kadar zor değildir.
Sayfa 245