Şöyle bir bakıyorum da eciş bücüş bi arkadaşlıktı bizimkisi. Ama arkadaşlıktı yani. Her şeye rağmen olması gerekenden az değildi. Paramızı paylaşıyoruz, yemeğimizi paylaşıyoruz daha ne olsun. Aynı düşünceleri ve aynı hisleri paylaşmıyor olabiliriz belki ama bir fikir ayrılığı sebebiyle saatlerce kavga etsek ve birimiz yorgun düşüp uyuyakalsa bir diğeri gidip onun üstünü örterdi yetmez mi?
“Sen hiç liselere giriş sınavına hazırlanan bir bizon gördün mü? Bizonun tek gayesi yaşamaktır. O da her şeyi yaşamak için yapar. Ama biz ölene kadar 'Nasıl yaşamak?' sorusuna cevap bulmak zorundayız. Bunun cevabını arayan herkes mecburen karmaşıktır."
İnsanlar çocuklarını eve yakın olsun diye mahalledeki okula verirler ya, tam olarak Suat ile aramızdaki ilişki buna benziyordu şu anda. Mantıklıydı ama doğru muydu? Konu eğitimse ya da arkadaşlıksa esas olan kalite değil midir? Kalitede doğru adres bazen evin en yakınındaki okul olmuyor. Keşke öyle olsa...