Alman birliğinin sağlanmasından sonra ülkenin karşılaştığı iç sorunların başında, eski Doğu Almanya'nın hantal ekonomisinin Batı ile bütünleştirilmesi ve sosyalist ekonominin güvencelerinden kapitalist ekonominin rekabet ve işsizliğiyle karşılaşanların topluma kazandırılması geldi. Gerek bütünleşmenin yarattığı ekonomik sorunlar gerekse Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçmen işçilerle mülteciler, Almanya'da zaten potansiyel olarak var olan ırkçılığı hortlattı. 1992'de daha çok gençlerden oluşan "Neonazi" gruplar mültecilere ve özellikle Türk işçi ailelerine saldırı kampanyasını hızlandırdılar.
Birinci Dünya Savaşı kitlelerin savaşıydı. Bu milyonlarca insanın savaşkan duruma gelmesi anlamında doğrudur. Ama cepheyle ev yine de birbirinden uzaktı. Siviller yaşam biçimlerinden çok işlerini değiştiriyorlardı. Ikinci Dünya Savaşı'nda ise herkes savaşın içine girdi ve hedef gözetmeksizin havadan bombardımanın sonucu olarak, cepheyle ev arasındaki ayrım tümüyle ortadan kalktı. Hava saldırılarına karşı tedbir almak için kurulan sivil savunma örgütlerinde görev yapan biri, silahlı kuvvetlerde görev yapan bir askerden daha büyük tehlike altındaydı.
Arap ülkelerinde, Türkiye'dekine benzer bağımsız bir ulus-devlet kurulamadı. Bunun en önemli nedeni, İslam'ın evrenselliğinin, ulusçuluğun yerelciliğiyle bir türlü bağdaşamamasıydı. Ister entelektüel ister siyasal ister ekonomik olsun, Panislamist uyanış konusundaki çabalar pratikte başarılı olamadı.